Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye’nin ihracatı haziran ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,7 artış göstererek 24 milyar 915 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 23’lük bir yükselişle 35 milyar 285 milyon dolara ulaştı. Bu rakamlar, dış ticaret açığının 10 milyar 370 milyon dolara çıktığını ortaya koyarken, ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 70,6 olarak hesaplandı.
İhracatta Rekor Seri Sürüyor
Haziran ayı ihracat rakamları, aylık bazda en yüksek ikinci seviye olarak kayda geçti. Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerine göre, yılın ilk altı ayında toplam ihracat 138,4 milyar dolar ile tarihi zirveyi gördü. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yapılan satışlar, toplam ihracat içinde yüzde 41’lik payla ilk sırada yer aldı. Almanya, en fazla ihracat yapılan ülke olmayı sürdürürken, onu ABD ve İtalya izledi. İmalat sanayisi, ihracatın yüzde 94’ünü karşılayarak ana kalem olmayı başardı.
Uzmanlar, kur ve enflasyondaki dalgalanmalara rağmen ihracattaki bu ivmeyi, firmaların yeni pazar arayışları ve ürün çeşitlendirmesine bağlıyor. Türk müteahhitlik sektörü ise mühendislik ve danışmanlık hizmetleriyle dış pazarda etkinliğini artırıyor. Ancak küresel talepteki yavaşlamanın yılın ikinci yarısında ihracat üzerinde risk oluşturabileceği belirtiliyor.
İthalattaki Artış ve Enerji Faturaları
İthalattaki yüzde 23’lük artış, özellikle enerji ve altın ithalatındaki yükselişten kaynaklandı. Enerji faturaları, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40’a yakın artarken, altın ithalatındaki talep de dış ticaret açığını büyüten bir diğer kalem oldu. Ara malı ithalatı toplam ithalatın yüzde 80’ini oluştururken, sermaye malları ve tüketim mallarındaki artışlar da dikkat çekti. Çin, ithalatta ilk sırada yer alırken, Rusya ve Almanya bu ülkeyi takip etti.
Ekonomi yönetimi, cari açığın finansmanında turizm ve hizmet gelirlerine güveniyor. Ancak ithalattaki bu hızlı yükseliş, cari dengenin yıl sonunda öngörülenden daha geniş bir açık verebileceği yorumlarına yol açıyor. Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını sürdürme kararı ise ithalatı sınırlandırmada ve TL’nin değerini korumada kritik rol oynayacak.
Dış Ticaret Açığı ve Ekonomik Dengeler
10,4 milyar dolarlık dış ticaret açığı, son ayların en yüksek seviyelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Mayıs ayında açık 9,4 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Uzmanlar, açığın sürdürülebilirliği konusunda endişelerini dile getirirken, ihracatın ithalatı karşılama oranındaki düşüşün de altını çiziyor. Hükümet yetkilileri ise yüksek katma değerli üretim ve yeşil dönüşüm projeleriyle dış ticaret dengesinin iyileşeceğini savunuyor.
Haziran verileri, aynı zamanda Türkiye’nin Rusya ile enerji ticaretinde yeni bir düzenlemeye gittiği döneme denk geliyor. Bazı ödemelerin yerel para birimiyle yapılmaya başlanması, döviz rezervleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir.
Değerlendirme ve Beklentiler
İhracattaki güçlü performans, Türk özel sektörünün esnekliğini ve rekabet gücünü gösteriyor. Ancak ithalattaki yüksek seyir, enflasyon ve döviz kuru üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmayı sürdürecek gibi görünüyor. Önümüzdeki aylarda merkez bankasının faiz politikaları ve küresel konjonktür, dış ticaretin seyrini belirleyecek ana unsurlar olacak. Sürdürülebilir bir cari denge için yapısal reformların hayata geçirilmesi, artan enerji maliyetleri karşısında ise yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması önem taşıyor.