Türkiye'de çevre kirliliğinin önlenmesi ve geri dönüşüm oranlarının artırılması hedefiyle hayata geçirilen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, kısa sürede önemli bir başarıya imza attı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen sistem kapsamında, 1 Temmuz'dan bu yana tam 130 milyon içecek ambalajı geri dönüşüm sürecine dahil edildi. Bu sayı, uygulamanın ülke genelinde hızla yaygınlaştığını ve vatandaşların sisteme büyük ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor.
DOA Sistemi Nedir ve Nasıl Çalışıyor?
DOA, yani Depozitosu Olan Ambalajlar sistemi; plastik, cam ve alüminyum gibi geri dönüştürülebilir içecek ambalajlarının, belirli bir depozito ücreti karşılığında toplanmasını esas alıyor. Tüketiciler, satın aldıkları ürünlerin ambalajlarını iade ettiklerinde depozito bedelini geri alıyor veya bu tutarı dijital cüzdanlarında biriktiriyor. Sistem, ambalaj atıklarının doğaya karışmasını engellemek ve hammadde olarak yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlamak amacıyla tasarlandı. Uygulama, ilk etapta büyük şehirlerde başlatılmış, ardından tüm Türkiye geneline yaygınlaştırılmıştı.
Hedefler ve Beklentiler
Çevre Bakanlığı yetkilileri, DOA sisteminin 2025 yılına kadar 250 milyon adet ambalajın geri dönüştürülmesini hedeflediklerini açıkladı. Ancak mevcut hızla bu hedefe yıl sonundan önce ulaşılması bekleniyor. Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte hem çöplere giden atık miktarında önemli azalma sağlanması hem de geri dönüşüm sektörüne ciddi bir kaynak aktarılması öngörülüyor. Uzmanlar, bu tür depozito uygulamalarının sürdürülebilir atık yönetiminde en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurguluyor.
Vatandaşların Katılımı ve Dijital Altyapı
DOA sisteminin başarısında en büyük pay, vatandaşların yoğun katılımına ait. Sistemin dijital altyapısı sayesinde tüketiciler, iade ettikleri her ambalaj için biriktirdikleri depozitoları mobil uygulama üzerinden takip edebiliyor. Biriken tutarlar, çeşitli kurumsal anlaşmalar aracılığıyla gazete aboneliği, sinema bileti gibi hizmetlerde kullanılabiliyor veya doğrudan banka hesaplarına aktarılabiliyor. Bu özellik, özellikle genç nüfusun sisteme ilgisini artırıyor. Ayrıca, geri dönüşüm makinelerinin yoğun olarak bulunduğu noktalardaki uzun kuyruklar, uygulamanın ne kadar benimsendiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Sistemin Çevresel ve Ekonomik Etkileri
130 milyon ambalajın geri dönüşümü, yapılan hesaplamalara göre yaklaşık 25 bin ton plastik ve metal atığın doğaya karışmasını önledi. Bu miktar, 1 milyon ağacın bir yılda temizleyebileceği karbondioksit emisyonuna eşdeğer bir çevresel fayda sağladı. Ekonomik açıdan ise geri dönüşüm sektörüne yaklaşık 10 milyon dolarlık bir girdi oluşturduğu tahmin ediliyor. Depozito uygulaması sayesinde toplanan ambalajların büyük bir kısmı, yurt içindeki tesislerde işlenerek yeni ürünlere dönüştürülüyor, böylece ithal hammadde bağımlılığı da azalıyor.
Gelecek Perspektifi
DOA sisteminin başarılı sonuçları, Türkiye'nin plastik kirliliğiyle mücadelede kararlılığını gösteriyor. Ancak bu tür uygulamaların kalıcı olabilmesi için denetimlerin artırılması, tüketici bilincinin sürekli canlı tutulması ve sistemin kapsamının genişletilmesi gerekiyor. Bugün sadece içecek ambalajlarıyla sınırlı olan uygulamanın, önümüzdeki dönemde kozmetik ve temizlik ürünleri gibi diğer ambalaj türlerini de kapsaması bekleniyor. Bu adım, Türkiye'nin atık yönetiminde Avrupa standartlarını yakalaması yönünde atılmış büyük bir adım olarak kayıtlara geçecek. Sonuç olarak, DOA uygulaması, çevre bilincinin artmasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, toplumun tüm kesimlerinin bu sürece dahil olması, yaşanabilir bir çevre için kritik önem taşıyor.