Türkiye'nin 1 Temmuz 2024 itibarıyla ülke genelinde uygulamaya koyduğu Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi, küresel çapta yankı uyandırdı. Forbes dergisinin son sayısında yer alan analizde, Türkiye'nin depozito iade sistemi, ABD ve Batılı ülkeler için örnek bir model olarak sunuldu. Sistem, plastik, cam, alüminyum ve pet şişelerin geri dönüşümünü teşvik ederek çevre kirliliğini azaltmayı hedefliyor.
DOA Sistemi nasıl işliyor?
Tüketiciler, üzerinde depozito etiketi bulunan ambalajları anlaşmalı marketlerdeki iade noktalarına teslim ediyor. Her bir ambalaj için belirlenen depozito bedeli, tüketicinin hesabına ya da alışveriş fişine yansıtılıyor. Sistem, kayıtlı ekonomiye katkı sağlayıp atık yönetimini daha verimli hale getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, uygulamanın ilk ayında 500 milyonun üzerinde ambalaj iade edildi.
Forbes analizi ne diyor?
Forbes'taki analizde, Türkiye'nin depozito sisteminin geniş kapsamlı yapısı, dijital altyapısı ve yüksek katılım oranı vurgulanıyor. ABD'de eyalet bazlı depozito sistemleri bulunmasına rağmen ulusal bir çerçevenin olmadığı belirtilirken, Türkiye'nin tek tip uygulamasının maliyetleri düşürdüğü ve geri dönüşüm oranlarını artırdığı ifade ediliyor. Analizde özellikle Türkiye'nin teknoloji tabanlı takip sistemi ve tüketici dostu iade süreci övgü alıyor.
Ekonomik ve çevresel etkiler
DOA Sistemi, yılda yaklaşık 20 milyar ambalajın geri dönüşümünü hedefliyor. Bu sayede 2 milyon ton plastik atığın doğaya karışmasının önüne geçilmesi planlanıyor. Ekonomik açıdan ise geri dönüşüm sektörüne yeni iş alanları yaratılıyor ve ham madde ithalatında azalma bekleniyor. İlk değerlendirmeler, sistem sayesinde yıllık 1 milyar doların üzerinde tasarruf sağlanabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin bu modeliyle küresel atık krizine karşı somut bir çözüm sunduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği'nin de benzer bir sistem için çalışmalar yürüttüğü ancak Türkiye'nin uygulamayı hayata geçirmede öncü olduğu kaydediliyor. Sistemin başarısı, gelişmekte olan ülkeler için ilham kaynağı olma potansiyeli taşıyor.