Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Eylül 2025 tarihinde New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından düzenlenecek olan "İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı"nda Türkiye'nin COP31 İklim Zirvesi ev sahipliği adaylığını resmi olarak tanıtacak. BM 80. Genel Kurulu marjında gerçekleşecek toplantı, küresel iklim diplomasisinin en kritik buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor. Erdoğan'ın, Türkiye'nin 2026'daki COP31 organizasyonu için yürüttüğü kampanyayı uluslararası kamuoyuna duyurması ve destek arayışını hızlandırması bekleniyor.
Erdoğan'dan Liderlere Çağrı: İklim Krizi Adil Geçişle Çözülmeli
Toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimde yaşadığı zorluklara ve adil geçiş sürecinin önemine vurgu yapması öngörülüyor. Türkiye, COP31 ev sahipliğiyle birlikte iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir küresel işbirliği modeli önermeyi hedefliyor. Erdoğan'ın konuşmasında, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesini 2035'e kadar iki katına çıkarma taahhüdünü ve yeşil kalkınma projelerini de paylaşması bekleniyor. Bu adım, Türkiye'nin bölgesel bir iklim lideri olma iddiasını güçlendirecek.
New York'taki toplantı, sadece ev sahipliği tanıtımı değil, aynı zamanda iklim müzakerelerinde kilit rol oynayan ülkelerle ikili görüşmeler için de zemin hazırlayacak. Erdoğan'ın ABD Başkanı, Avrupa Birliği yetkilileri ve ada ülkeleri temsilcileriyle bir araya gelerek COP31 için destek isteyeceği belirtiliyor. Türkiye'nin ev sahipliği adaylığı, Avustralya ve Pasifik ada ülkeleriyle rekabet halinde. Bu nedenle New York'taki sunum, yarışın seyrini değiştirebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor. Zirve, 20-21 Eylül'de New York'ta yapılacak BM Genel Kurulu haftası etkinlikleri kapsamında gerçekleşecek.
COP31: İklim Diplomasisinde Yeni Bir Dönüm Noktası
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlenen COP zirveleri, küresel sera gazı emisyonlarını azaltma ve iklim direncini artırma konusunda bağlayıcı kararların alındığı platformlar. COP31'in 2026 yılında yapılması planlanıyor. Türkiye, daha önce 2022'de COP27'ye ev sahipliği yapmak için aday olmuş ancak Mısır'a karşı kaybetmişti. Bu kez daha kapsamlı bir diplomasi yürüten Ankara, özellikle Afrika ve Orta Doğu ülkelerinden destek toplamaya çalışıyor. Türkiye'nin ev sahipliği kazanması halinde zirve, İstanbul veya Antalya'da düzenlenecek. Bu, Türkiye'nin iklim finansmanı ve teknoloji transferi konularında gelişmekte olan ülkelerin sesi olma hedefini de güçlendirecek.
Uzmanlar, Türkiye'nin COP31 ev sahipliğinin bölgesel istikrar ve yeşil dönüşüm açısından kritik olduğunu vurguluyor. İklim kriziyle mücadelede adil geçiş, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki yük paylaşımını gerektiriyor. Türkiye, bu dengeyi sağlayabilecek bir köprü ülke konumunda. Erdoğan'ın New York'taki mesajları, hem ev sahipliği kampanyasına hem de küresel iklim diplomasisine yön verecek. Toplantı sonrası Türkiye'nin somut taahhütlerini açıklaması bekleniyor.
New York Zirvesi'nde Neler Konuşulacak?
BM Genel Sekreteri'nin ev sahipliğindeki "İklim Eylemi ve Adil Geçiş Üst Düzey Toplantısı", hükümetler, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek. Gündemde; fosil yakıtlardan çıkış stratejileri, karbon fiyatlandırması, yeşil istihdam ve iklim adaleti gibi başlıklar var. Türkiye'nin sunumu, bu başlıklarda gelişmekte olan ülkelerin beklentilerini yansıtacak. Erdoğan'ın konuşmasında ayrıca 2053 net sıfır emisyon hedefi ve yeşil kalkınma hamlesi gibi ulusal politikaları öne çıkarması bekleniyor. Türkiye, son yıllarda güneş ve rüzgar enerjisinde büyük atılım yaparak yenilenebilir kapasitesini artırdı. Bu başarı hikayesi, ev sahipliği kampanyasında önemli bir argüman olacak.
New York'taki tanıtım, Türkiye'nin iklim diplomasisinde yeni bir sayfa açabilir. Eğer Türkiye COP31'i kazanırsa, bu zirve hem bölgesel hem de küresel ölçekte iklim politikalarına yön verecek. Aksi halde Ankara, iklim müzakerelerinde etkinliğini başka platformlarda sürdürmeye devam edecek. Şimdilik gözler 23 Eylül'de New York'ta olacak ve Erdoğan'ın mesajları, Türkiye'nin iklim geleceği için belirleyici olacak.