Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in göreve geldiği günden bu yana Kıbrıs meselesinin çözümü için ortaya koyduğu çabaları takdirle karşıladıklarını açıkladı. Keçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin Kıbrıs'ta kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasına yönelik uluslararası girişimleri desteklediğini ve Guterres'in liderliğinde yürütülen müzakerelerin sonuç vermesi için yapıcı katkı sağlamaya hazır olduğunu vurguladı.
Guterres'in Kıbrıs'taki Rolü ve Türkiye'nin Beklentileri
Antonio Guterres, 2017 yılında BM Genel Sekreterliği görevine başladığından bu yana Kıbrıs sorununa barışçıl bir çözüm bulunması için yoğun çaba harcıyor. Özellikle 2017'de İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen ve başarısızlıkla sonuçlanan Kıbrıs Konferansı'nın ardından, Guterres'in kişisel girişimleriyle 2021'de gayriresmi bir toplantı gerçekleştirilmişti. Bu toplantıda, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların liderleri bir araya gelmiş, ancak taraflar arasındaki temel görüş ayrılıkları nedeniyle kalıcı bir anlaşma sağlanamamıştı.
Keçeli, açıklamasında Guterres'in bu çabalarının, adadaki iki toplum arasında diyaloğun sürdürülmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Türkiye'nin, Kıbrıs Türkü'nün eşit statüsünü tanıyan ve iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüm modelini desteklediğini ifade eden Keçeli, BM Genel Sekreteri'nin bu yöndeki girişimlerini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.
Kıbrıs Meselesinde Son Durum ve Türkiye'nin Tutumu
Kıbrıs meselesi, 1974'teki Barış Harekatı'nın ardından uluslararası gündemdeki yerini koruyor. Adanın kuzeyinde 1983'te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yalnızca Türkiye tarafından tanınırken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) BM'nin ve Avrupa Birliği'nin tanıdığı tek meşru yönetim olarak kabul ediliyor. Bu durum, adadaki siyasi eşitsizliği derinleştiriyor ve çözümü zorlaştırıyor.
Türkiye, uzun yıllardır Kıbrıs'ta iki devletli bir çözümü savunuyor. Ancak BM Güvenlik Konseyi'nin kararları ve uluslararası toplumun genel yaklaşımı, adanın tamamını kapsayan federasyon temelli bir çözümü öngörüyor. Bu temel görüş ayrılığı, müzakerelerin kilitlenmesine neden oluyor. Keçeli'nin Guterres'e yönelik takdir ifadeleri, Türkiye'nin BM'nin arabuluculuk rolünü hâlâ önemsediğini ve bu sürecin canlandırılması yönünde bir irade ortaya koyduğunu gösteriyor.
Guterres'in Çabaları ve Uluslararası Toplumun Beklentisi
BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs konusundaki yaklaşımında, taraflar arasında güven artırıcı adımlar atılmasını ve müzakerelerin yeniden başlatılmasını öncelikli hedef olarak belirlemişti. 2021'de Cenevre'de yapılan gayriresmi toplantının ardından, Guterres'in özel temsilcisi Jane Holl Lute, taraflarla yoğun temaslarda bulunarak ortak zemin aramıştı. Ancak Yunanistan ve GKRY'nin, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik talebini kabul etmemesi, sürecin ilerlemesini engellemişti.
Bu çerçevede, Türkiye'nin Guterres'in çabalarını takdirle karşılaması, aynı zamanda uluslararası topluma da bir mesaj niteliği taşıyor. Ankara, BM Genel Sekreteri'nin inisiyatifini destekleyerek, Kıbrıs sorununun çözümü için diyaloğun sürdürülmesi gerektiğine inandığını gösteriyor. Öte yandan, Türkiye'nin bu açıklaması, GKRY ve Yunanistan tarafında yeni bir müzakere sürecine kapı aralayabilir mi, önümüzdeki günlerde netleşecek.
Keçeli açıklamasında son olarak, Türkiye'nin BM Genel Sekreteri'nin iyi niyetli çabalarına destek vermeye devam edeceğini ve Kıbrıs Türkü'nün haklı davasını uluslararası platformlarda savunmaya kararlı olduğunu ifade etti. Bu açıklama, Kıbrıs meselesinde çözüm arayışlarının sürdüğü bir dönemde, tarafların masaya dönmesi için önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.