Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesine sert tepki gösterdi. Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin önemini gölgelemeye yönelik olduğunu belirterek, 'Bu belge, Avrupa güvenlik mimarisini yeniden tanımlama çabalarının bir parçası olarak görünüyor. Ancak Türkiye, NATO'nun temel değerleri ve ittifak dayanışması konusundaki hassasiyetini korumaktadır' ifadelerini kullandı.
Belgeye yönelik eleştiriler
Türkiye, söz konusu belgenin özellikle Doğu Akdeniz ve Ege'deki deniz yetki alanları konusunda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tezlerini destekleyen bir dille kaleme alındığını savunuyor. Dışişleri kaynakları, belgenin Türkiye'nin ulusal güvenlik çıkarlarını ve Kıbrıs Türklerinin haklarını görmezden geldiğini ifade etti. Ayrıca, belgede Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine ilişkin olumsuz ifadelerin yer aldığı ve Ankara'nın reform çabalarını yansıtmadığı kaydedildi.
Türkiye-AB ilişkileri ve NATO boyutu
NATO Ankara Zirvesi öncesinde AB'nin yayımladığı bu belge, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir gerginlik yaratırken, Ankara ittifak içindeki konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Avrupa Birliği, 'Ortak Anlayış' belgesiyle üye ülkeler arasında güvenlik ve savunma alanında daha yakın işbirliği hedefliyor. Ancak Türkiye, bu girişimin NATO'nun işlevselliğini zayıflatabileceğini ve transatlantik bağları olumsuz etkileyebileceğini düşünüyor. Dış politikada stratejik özerklik arayışında olan Türkiye, AB'nin bu tür belgelerle ittifak içinde ayrışmaya yol açtığını vurguluyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ankara merkezli düşünce kuruluşu Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) uzmanları, 'Ortak Anlayış' belgesinin doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da genel çerçevesinin Türkiye'nin endişelerini karşılamadığını belirtiyor. Uzmanlar, AB'nin bu belgeyle aslında kendi savunma yapısını güçlendirerek ABD'ye olan bağımlılığını azaltmayı hedeflediğini, ancak bu süreçte Türkiye gibi kilit bir NATO müttefikinin dışlanmasının uzun vadede ittifakın uyumunu zora sokacağını ifade ediyor. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde belgeye karşı diplomatik girişimlerini artırması ve NATO zirvesinde itirazlarını somut bir şekilde gündeme getirmesi bekleniyor.