Polonya'da düzenlenen dünyanın en prestijli öğrenci inovasyon yarışmalarından Shell Eco-marathon'da, Torino Politeknik Üniversitesi'ni temsil eden dört Türk öğrenci, geliştirdikleri otonom sürüş teknolojisiyle Avrupa üçüncüsü oldu. Öğrenciler, yarışmada otonom araç kategorisinde mücadele ederek dikkatleri üzerine çekti.
Yarışmaya katılım ve başarı
Shell Eco-marathon, öğrenci takımlarının en az enerjiyle en uzağı gitmek için yarıştığı bir platform olarak biliniyor. Bu yıl Polonya'nın Varşova kentinde düzenlenen etkinlikte, otonom sürüş kategorisi ilk kez yer aldı. Torino Politeknik Üniversitesi bünyesindeki "PoliTO Autonomous" takımı, yapay zeka destekli sürüş algoritmaları ve sensör füzyonu teknolojileriyle donattıkları araçlarıyla üçüncülük elde etti.
Projenin teknik detayları
Takım kaptanı Ali Yılmaz, geliştirdikleri sistemin, LIDAR ve kameraları kullanarak çevreyi algıladığını ve gerçek zamanlı kararlar alabildiğini belirtti. Aracın enerji tüketimini optimize eden yapay zeka modeli sayesinde, hem güvenli hem de verimli bir sürüş sağlandı. Projede yer alan öğrencilerden Elif Demir ise, yarışma boyunca sistemin %95 başarı oranıyla çalıştığını ve manuel müdahale gerektirmediğini vurguladı.
Türk mühendis adaylarının gelecek hedefleri
Başarının ardından konuşan takım üyesi Mehmet Kaya, elde ettikleri bu derecenin Türkiye'de otonom araç teknolojilerine olan ilgiyi artıracağını umduğunu ifade etti. Takım, önümüzdeki yıl dünya şampiyonasına katılmayı ve ilk iki sırayı hedeflediklerini açıkladı. Torino Politeknik Üniversitesi yetkilileri, öğrencilerin bu başarısının üniversitenin uluslararası alandaki itibarını pekiştirdiğini söyledi.
Otonom teknolojilerin önemi
Otonom sürüş teknolojileri, otomotiv sektörünün en hızlı gelişen alanlarından birini oluşturuyor. Türk mühendis adaylarının bu alandaki başarısı, genç nüfusun teknolojiye olan yatkınlığını ve uluslararası rekabette öne çıkma potansiyelini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür yarışmaların öğrencilere teorik bilgilerini pratiğe dökme fırsatı sunduğunu ve endüstri ile akademi arasında köprü kurduğunu belirtiyor.
Türkiye'nin otonom araç ekosisteminde söz sahibi olması için bu tür girişimlerin desteklenmesi kritik önem taşıyor. Kamu ve özel sektörün, genç yeteneklere sağlayacağı burslar ve Ar-Ge merkezleriyle bu alandaki ivmeyi artırması bekleniyor. Shell Eco-marathon'daki başarı, sadece öğrencilerin değil, Türkiye'nin mühendislik potansiyelinin de bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.