Türk limanları bu yılın Ocak-Temmuz döneminde yoğun bir seyir yaşadı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, söz konusu dönemde Türk limanlarına uğrayan gemi sayısı 34 bin 783 olarak gerçekleşti. Bu gemilerin 22 bin 71’ini yabancı bayraklı, 12 bin 712’sini ise Türk bayraklı gemiler oluşturdu. Veriler, Türkiye’nin deniz ticaretindeki hareketliliğinin devam ettiğini gösteriyor.
Yabancı Bayraklı Gemiler Çoğunlukta
Türk limanlarına uğrayan gemilerin bayrak dağılımına bakıldığında, yabancı bayraklı gemilerin toplam içindeki payı yüzde 63,4 oldu. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası deniz ticaretinde önemli bir aktör olma rolünü pekiştiriyor. Özellikle konteyner taşımacılığı, ro-ro ve genel kargo gemileri limanlarda en sık görülen gemi türleri arasında yer aldı. Türk bayraklı gemilerin payının yüzde 36,6 olması ise yerli firma ve gemi sahiplerinin taşımacılıkta etkinliğini koruduğunu ortaya koyuyor.
Limanlarda Elleçlenen Yük Miktarı
Gemi trafiğindeki artış, elleçlenen yük miktarına da yansıdı. Aynı dönemde Türk limanlarında toplam 309 milyon ton yük elleçlenirken, bu miktarın 185 milyon tonu yabancı bayraklı gemiler tarafından taşındı. Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve ham petrol gibi enerji ürünleri, konteyner yükleri ve kuru dökme yükler, limanlardaki ana yük gruplarını oluşturdu. Özellikle Marmara Bölgesi’ndeki limanlar, toplam elleçlemenin büyük bir kısmını gerçekleştirdi.
Bölgesel Dağılım ve Altyapı Yatırımları
Limanlara uğrayan gemilerin bölgesel dağılımına bakıldığında, Karadeniz limanlarının tahıl ve maden ihracatındaki artışı sayesinde öne çıktığı görülüyor. Akdeniz ve Ege limanları ise turizm ve transit ticaretteki rolüyle dikkat çekiyor. Son yıllarda yapılan altyapı yatırımları ve liman kapasitelerinin artırılması, gemi uğraklarının verimliliğini yükseltti. Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, limanların ülke ekonomisi için stratejik önemini her geçen gün artırıyor.
Gelecek Projeksiyonu ve Dış Ticaret İlişkisi
Uzmanlar, gemi uğraklarındaki bu artışın Türkiye’nin dış ticaret hacmindeki büyümeyle paralel ilerlediğini vurguluyor. Özellikle ihracatta yaşanan artış, limanlardaki yük hareketliliğini canlı tutuyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası tahıl koridoru anlaşmaları ve enerji tedarikindeki çeşitlendirme çabaları, Türk limanlarının stratejik konumunu daha da güçlendirdi. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin lojistik üssü olma hedefi doğrultusunda liman altyapılarına yönelik yatırımların süreceği öngörülüyor. Bu kapsamda, bakanlık tarafından yürütülen projelerle liman verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Türk limanlarına uğrayan gemi sayısındaki bu gelişme, ülkenin denizcilik sektöründeki dinamizmini gözler önüne seriyor. Ancak, küresel ekonomideki belirsizlikler ve bölgesel çatışmalar, gelecek dönemde gemi trafiğini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, bu nedenle Türkiye’nin liman rekabetçiliğini koruyabilmesi için sürdürülebilir yeşil liman uygulamalarına ve dijital dönüşüme öncelik vermesi gerektiğini savunuyor. Böylece hem verimlilik artacak hem de Türkiye’nin deniz ticaretindeki payı daha da büyüyecektir.