Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), son dönemde bazı işveren kesimlerince gündeme getirilen bölgesel asgari ücret uygulamasına karşı çıkarak, bu önerinin işçi, emekçi ve ülke için büyük riskler taşıdığını bildirdi. TÜRK-İŞ, adaletsiz bir kazanım olarak nitelendirdiği bu yaklaşımın toplumsal barışı tehdit edebileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel asgari ücret neden riskli?
TÜRK-İŞ açıklamasında, Türkiye'nin batı ve doğu bölgeleri arasında zaten var olan ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin derinleşeceğine dikkat çekildi. Asgari ücretin bölgelere göre farklılaşmasının, işgücü piyasasında adaletsiz bir tablo oluşturacağı belirtildi. Ayrıca, bu durumun işçiler arasında ayrımcılığa yol açacağı ve iş gücü hareketliliğini olumsuz etkileyeceği ifade edildi. TÜRK-İŞ yetkilileri, “Asgari ücretin bölgelere göre belirlenmesi, çalışanları düşük ücretli bölgelere mahkûm eder. Bu da iç göçü tetikleyip bölgeler arası dengesizliği artırır” değerlendirmesini yaptı.
İşçi kesiminden güçlü itiraz
TÜRK-İŞ, bölgesel asgari ücret fikrinin uluslararası çalışma normlarına da aykırı olduğunu vurguladı. Konfederasyon, Türkiye'nin taraf olduğu ILO sözleşmeleri gereğince eşit işe eşit ücret ilkesinin tüm ülkede geçerli olduğunu hatırlattı. Açıklamada, “Bu öneri, anayasal eşitlik ilkesine ve sosyal devlet anlayışına da terstir. İşçilerin kaderini bölgesel kalkınmışlık farklılıklarına bağlı kılmak kabul edilemez” denildi.
İşveren cephesi ne istiyor?
Bazı işveren temsilcileri, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşam maliyetlerinin daha düşük olduğu gerekçesiyle, bu bölgelerde asgari ücretin daha düşük belirlenmesini talep ediyor. Bu yöndeki açıklamalar son haftalarda kamuoyunda tartışma yaratırken, hükümet kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin bu konuyu değerlendirip değerlendirmediği merak konusu.
TÜRK-İŞ'in yeni talepleri var
TÜRK-İŞ, asgari ücretin 2024 yılı için belirlenen net 17.002 TL'den de memnun olmadığını yineledi. Enflasyon karşısında eriyen alım gücünün artırılması için yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Asgari ücretin toplu iş sözleşmesi yoluyla belirlenmesi gerektiğini savunan konfederasyon, “Herkes için adil bir ücret politikası, bölgesel farklılar gözetilmeksizin tüm çalışanları kapsamalıdır” çıkışını yaptı.
Toplumsal barış ve adalet vurgusu
TÜRK-İŞ başta olmak üzere işçi sendikaları, bölgesel asgari ücretin işçi sınıfı arasında bölünmeye yol açacağını, işveren cephesindeki bazı aktörler ise bölgeler arası rekabet gücünü artıracağını savunuyor. Uzmanlara göre, bu tartışma Türkiye'nin yapısal ekonomik sorunlarından birini yansıtıyor: bölgesel kalkınmışlık farkları. Gelişmiş ülkelerin bir kısmında bölgesel asgari ücret uygulamaları bulunurken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bu uygulamanın sosyal sonuçları daha ağır olabiliyor.
TÜRK-İŞ'in bu çıkışı, bölgesel asgari ücret tartışmasını tırmandırırken, konunun iş dünyası, siyasi partiler ve kamuoyu tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor. Artan enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında asgari ücretlinin durumu, gündemin ilk sıralarındaki yerini koruyor.