Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) yaptığı yazılı açıklamayla 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasının “Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum” temasıyla işlenmesini talep etti. Sendika, bu uygulamanın öğretmenlerin toplum nezdindeki itibarını güçlendireceğini, okul aidiyetini artıracağını ve eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarının önlenmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Öğretmen itibarı için anlamlı bir adım
Konfederasyonun açıklamasında, son yıllarda öğretmenlere yönelik şiddet vakalarının endişe verici boyutlara ulaştığına dikkat çekildi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yaptığı açıklamada, “Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını korumak ve güçlendirmek hepimizin görevidir. Bu kapsamda, eğitim öğretim yılının ilk haftasının ‘Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum’ etkinlikleriyle başlatılması, öğrencilerin gözünde öğretmen algısını olumlu yönde değiştirecek ve okul iklimini iyileştirecektir” ifadelerini kullandı. Geylan, benzer bir uygulamanın 2024-2025 eğitim öğretim yılında “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” ile hayata geçirildiğini anımsatarak, bu kez temanın doğrudan öğretmen sevgisini merkeze almasının önemli olduğunu belirtti.
Şiddete karşı topyekün mücadele çağrısı
Sendikanın gündeminde yalnızca temalı başlangıç değil, aynı zamanda öğretmenlere yönelik şiddetin önlenmesine dair somut adımlar da yer aldı. Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının can güvenliğinin sağlanması, okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması ve şiddet uygulayanlara yönelik caydırıcı yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini dile getirdi. Geylan, “Öğretmenlerimize yönelik her türlü şiddet kabul edilemez. Bu konuda sadece tematik etkinlikler değil, köklü çözümler gerekiyor. Okullarda güvenlik kameraları, güvenlik personeli ve rehberlik servislerinin etkinliği artırılmalı. Ayrıca şiddet olaylarına karışan veli veya öğrencilere yönelik idari ve hukuki yaptırımların caydırıcılığı güçlendirilmelidir” şeklinde konuştu.
Bağlam ve arka plan
Eğitim sendikalarının öğretmenlik mesleğinin itibarını artırmaya yönelik çalışmaları, özellikle son yıllarda artan şiddet olayları ve mesleki değersizleştirme tartışmalarıyla birlikte daha fazla önem kazandı. Türkiye’de öğretmenlere yönelik şiddet vakaları zaman zaman ana gündem maddesi olurken, MEB’in bu konuda çeşitli genelgeler yayımladığı biliniyor. Türk Eğitim-Sen’in bu yeni çağrısı, eğitim yılının başlangıcının öğrenci-öğretmen-okul bağını güçlendirecek temalarla yapılmasının sendikal perspektifte bir öncü adım olarak değerlendirilebilir. Uzmanlar, okullarda olumlu bir iklim yaratılmasının öğrenci başarısı üzerinde doğrudan etkili olduğunu, bu tür etkinliklerin de psikososyal açıdan önemli bir işlev üstlendiğini ifade ediyor.