Tunceli merkez Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşayan Fatma Büyüktaş, kendisine ait arsadan Tunceli Belediyesi tarafından izin alınmadan yol geçirildiğini iddia etti. Büyüktaş, “Arsam tam burada. Gördüğünüz gibi asfaltın altında kalmış durumda” dedi. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğini savunan Büyüktaş, belediyeye suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Vatandaşın iddiaları
Fatma Büyüktaş, arsasının bulunduğu alana belediye ekiplerinin hiçbir bildirim yapmadan asfalt döktüğünü söyledi. “Bir sabah kalktık, arsamızın üzerinden yol geçirilmiş. Önceden arsa olduğu belliydi, belediyeye dilekçe vermiştik ancak geri dönüş yapılmadı. Şimdi de ‘İmar planında yol var’ diyorlar. Ama bu arsa bana ait, kimse bana sormadı” diye konuştu. Büyüktaş, arsasının tapuda kendi adına kayıtlı olduğunu ve belediyenin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmadığını öne sürdü.
Belediyeden henüz açıklama gelmedi
Tunceli Belediyesi, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak mahalle muhtarı, bölgede imar planı doğrultusunda yol çalışması yapıldığını belirterek, “Belediye, plana uygun hareket ediyor. Ancak vatandaşın mağduriyeti varsa çözülmesi gerekir” dedi. Hukuki sürecin başladığını ifade eden Büyüktaş’ın avukatı, “Mülkiyet hakkı anayasal güvence altındadır. Kamulaştırma yapılmadan gerçekleştirilen bu işlem hukuka aykırıdır” şeklinde konuştu.
Benzer vakalar ve yasal süreç
İzinsiz yol geçirme vakaları, Türkiye’de özellikle imar planı uygulamalarında sıkça görülen bir ihtilaf konusu. Anayasa Mahkemesi, önceki kararlarında mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi için kamulaştırma veya bedel ödenmesi gerektiğini vurgulamıştı. Uzmanlar, belediyelerin imar planlarını uygularken vatandaşların mülkiyet haklarını ihlal etmemesi gerektiğini belirtiyor. Tunceli Barosu’ndan bir hukukçu, “Vatandaşın tapulu arsasına belediyenin izinsiz müdahalesi, idari ve cezai sorumluluk doğurur. AYM içtihadı da bu yönde” değerlendirmesinde bulundu.
Bağımsız değerlendirme
Bu olay, yerel yönetimlerin planlama ve icraat süreçlerinde vatandaş katılımının ve hukuka uygunluğun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kamu yararı ile bireysel mülkiyet hakkı arasındaki denge, her somut olayda titizlikle kurulmalı. Tunceli Belediyesi’nin konuyu şeffaf bir şekilde ele alması, benzer uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından önem taşıyor. Aksi takdirde, vatandaş-devlet güveni zedelenebilir.