Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı ölüm istatistiklerini açıkladı. Verilere göre geçen yıl toplam 491 bin 684 kişi hayatını kaybetti. En dikkat çekici bulgu, ölümlerin yaklaşık üçte birinin (yüzde 34,5) dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşmiş olması. Bu oran, 2024'te yüzde 34,2 idi. Dolaşım sistemi hastalıkları içinde ise kalp hastalıkları ilk sırada yer alırken, ikinci sırayı Alzheimer ve diğer bunama türlerinin de içinde bulunduğu sinir sistemi hastalıkları aldı.
Ölüm nedenleri sıralaması değişmedi
2025'te en sık görülen ölüm nedeni yüzde 34,5 ile dolaşım sistemi hastalıkları olurken, bunu yüzde 16,5 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,5 ile solunum sistemi hastalıkları izledi. COVID-19 kaynaklı ölümler ise 2024'te 5 bin 251 iken 2025'te 3 bin 728'e geriledi. Solunum sistemi hastalıkları içinde en çok ölüme neden olan hastalık ise yüzde 42,8 ile zatürre oldu. Dışsal yaralanma ve zehirlenmeler yüzde 5,4 ile beşinci sırada yer aldı.
Yaş gruplarına göre ölümler
En yüksek ölüm sayısı 80-84 yaş grubunda görüldü. Bu grupta 62 bin 462 kişi hayatını kaybetti. 85 yaş ve üzerinde ise 61 bin 933 ölüm kaydedildi. Bebek ölümlerinde ise 2025'te 10 bin 47 bebek öldü; bebek ölüm hızı binde 9,5 olarak hesaplandı. Bu oran 2024'te binde 9,9 idi. Cinsiyet dağılımında erkeklerde ölüm sayısı 281 bin 833, kadınlarda 209 bin 851 olarak gerçekleşti.
Kanserden ölümler dikkat çekiyor
Tümör kaynaklı ölümler 2025'te 81 bin 184 oldu. Bunların yüzde 53,8'i erkeklerde görüldü. En sık rastlanan kanser türü trakea, bronş ve akciğer kanseri olurken, bunu mide ve kolon kanseri izledi. Alzheimer ve diğer bunama türlerinden ölümler ise 2024'te 27 bin 742 iken 2025'te 29 bin 230'a yükseldi.
Bağımsız değerlendirme
TÜİK verileri, Türkiye'de kronik hastalıkların ölümler üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha ortaya koyuyor. Dolaşım sistemi hastalıklarının yıllardır ilk sırada yer alması, koruyucu sağlık hizmetlerinin ve sağlıklı yaşam politikalarının önemini artırıyor. Özellikle kalp hastalıkları ve Alzheimer gibi yaşlılıkla ilişkili hastalıklardaki artış, yaşlanan nüfusun sağlık sistemine getirdiği yükü de gözler önüne seriyor. Pandemi döneminde artan COVID-19 kaynaklı ölümlerin azalması ise olumlu bir gelişme olarak kaydedildi.