Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ülkemizde üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin çarpıcı veriler içeren bir rapor yayımladı. Rapora göre, son bir yıl içinde üretken yapay zekâ araçlarını kullanan birey ve kurum sayısı iki katına çıktı. Bu artış, dijital dönüşümün hızlandığını ve yapay zekânın günlük hayatta daha geniş bir yer edindiğini gösteriyor.
Kullanım Oranları ve Demografik Dağılım
TÜİK'in açıkladığı verilere göre, 2024 yılında 16-74 yaş aralığındaki bireylerin %12,5'i üretken yapay zekâ araçlarını kullandığını belirtti. Bu oran, bir önceki yıl %6,2 seviyesindeydi. En dikkat çeken artış, 25-34 yaş grubunda yaşandı; bu grupta kullanım oranı %18'e ulaştı. Cinsiyet dağılımına bakıldığında, erkeklerin kadınlara kıyasla daha yüksek oranda bu teknolojileri benimsediği görülüyor (erkeklerde %15,3, kadınlarda %9,8).
Eğitim düzeyi arttıkça yapay zekâ kullanımının da arttığı gözlemlendi. Yükseköğretim mezunlarında bu oran %22'yi bulurken, lise mezunlarında %7, ilkokul mezunlarında ise %2'nin altında kaldı. Bu durum, dijital okuryazarlığın ve teknik altyapının yapay zekâ adaptasyonunda kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.
İş Dünyasında Yapay Zekâ Kullanımı
Rapor, işletmelerin yapay zekâya yaklaşımını da mercek altına aldı. 10 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin %8,4'ü üretken yapay zekâ teknolojilerini kullandığını bildirdi. Bu oran, bir önceki yıl %4,1 idi. Büyük ölçekli işletmelerde (250+ çalışan) kullanım oranı %20'yi aşarken, küçük işletmelerde %5 civarında seyrediyor. Sektörel bazda en yüksek kullanım bilgi ve iletişim teknolojileri (%35), profesyonel, bilimsel ve teknik faaliyetler (%18) ile finans ve sigorta (%15) sektörlerinde.
İşletmelerin yapay zekâyı en çok pazarlama ve satış (%45), müşteri hizmetleri (%38) ve ürün geliştirme (%30) alanlarında kullandığı belirtiliyor. Ayrıca, yapay zekâ kullanımının verimlilik artışı, maliyet azaltma ve rekabet avantajı sağlama gibi faydalar sağladığı vurgulanıyor.
Bölgesel Farklılıklar
Yapay zekâ kullanımında bölgesel farklılıklar da dikkat çekiyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde kullanım oranı Türkiye ortalamasının üzerinde. İstanbul'da bireylerin %16'sı üretken yapay zekâ kullandığını belirtirken, bu oran Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde %5'in altında kalıyor. Bu fark, altyapı yatırımları ve eğitim olanaklarındaki eşitsizliklerden kaynaklanıyor olabilir.
Uzman Görüşleri ve Gelecek Öngörüleri
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan teknoloji uzmanları, yapay zekâ kullanımındaki artışın önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini öngörüyor. Ancak, veri gizliliği, etik sorunlar ve iş gücü piyasasındaki dönüşüm gibi konuların da gündemde olacağı belirtiliyor. TÜİK raporu, politika yapıcılar ve iş dünyası için yol gösterici nitelikte.
Öte yandan, yapay zekâ okuryazarlığının artırılması ve dijital uçurumun azaltılması için eğitim programlarına ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle yürütülecek projeler, bu teknolojinin toplum genelinde daha dengeli yayılmasını sağlayabilir.
Sonuç olarak, TÜİK'in verileri, Türkiye'nin yapay zekâ yolculuğunda önemli bir ivme yakaladığını gösteriyor. Ancak, sürdürülebilir bir dönüşüm için kapsayıcı politikalar ve sürekli eğitim şart. Yapay zekânın sunduğu fırsatlardan yararlanmak kadar, risklerini yönetmek de kritik önem taşıyor.