TÜİK'in açıkladığı mayıs ayı enflasyon verileri, asgari ücrete yapılacak olası zam oranlarını yeniden gündeme taşıdı. Yılın ilk beş ayında kümülatif enflasyon yüzde 16,60 olarak gerçekleşirken, 28 bin 75 liralık net asgari ücretin alım gücü fiilen 23 bin 411 liraya düştü. Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 38 civarında seyrederken, piyasa beklentileri de yüzde 40'ların üzerine çıkmış durumda. Bu veriler ışığında masada birden fazla zam senaryosu bulunuyor.
Masada hangi senaryolar var?
Hükümetin asgari ücrette ara zam yapıp yapmayacağı henüz netleşmezken, ekonomistlerin hesaplamalarına göre enflasyon farkı ve refah payı gibi kalemler üzerinden çeşitli oranlar konuşuluyor. TÜRK-İŞ'in mayıs ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırını 18 bin 500 lira, yoksulluk sınırını ise 60 bin lira olarak açıklaması, mevcut asgari ücretin yetersiz kaldığını gösteriyor. İşveren kesimi ise ara zam yapılması halinde istihdam maliyetlerinin artacağını ve kayıt dışılığın tetikleneceğini belirtiyor.
Enflasyon rakamları ne anlatıyor?
Mayıs ayında aylık enflasyon yüzde 3,37 olarak kaydedilirken, yıllık enflasyon yüzde 75,45'e ulaştı. Özellikle gıda, enerji ve hizmet sektörlerindeki fiyat artışları dikkat çekiyor. Merkez Bankası'nın sıkı para politikasına rağmen enflasyonun beklenenden yüksek gelmesi, faiz indirimi beklentilerini de ötelemeye başladı. Ekonomistler, asgari ücrette yapılacak bir artışın enflasyonu daha da körükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Sendikalar ise işçinin alım gücünün korunması için en azından enflasyon farkının yansıtılmasını talep ediyor. TÜRK-İŞ, mevcut asgari ücretin yoksulluk sınırının altında kaldığını vurgulayarak, yılın ikinci yarısı için acil bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu.