Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 yılına ait kişi başına düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerini yayımladı. Açıklanan rakamlar, ülke genelindeki ekonomik eşitsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. 81 ilin dahil edildiği hesaplamalarda, kişi başına düşen gelirin en düşük olduğu 10 il belirlendi. Bu iller, coğrafi konum, sanayi yapısı ve istihdam olanakları açısından ortak özellikler taşıyor.
En Yoksul 10 İl: Doğu ve Güneydoğu Ağırlıklı
TÜİK verilerine göre kişi başına düşen GSYH sıralamasında son 10 sırada yer alan iller şöyle: Ağrı, Muş, Van, Şanlıurfa, Batman, Siirt, Mardin, Bitlis, Hakkari ve Kars. Bu illerin tamamı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunuyor. Söz konusu illerde kişi başına düşen gelir, Türkiye ortalamasının oldukça altında seyrediyor.
Örneğin, listede ilk sırada yer alan Ağrı'da kişi başına düşen GSYH, ülke ortalamasının yaklaşık üçte biri düzeyinde. Benzer şekilde Muş, Van ve Şanlıurfa gibi illerde de ekonomik faaliyetlerin sınırlı olması, tarım ve hayvancılığa dayalı bir yapıyı beraberinde getiriyor. Bu illerde sanayi yatırımlarının azlığı, nitelikli iş gücünün göç etmesine ve gelir düzeyinin düşük kalmasına yol açıyor.
Bölgesel Kalkınma Politikalarının Önemi
Ekonomistler, söz konusu illerdeki düşük gelir düzeyinin yalnızca yerel değil, aynı zamanda ulusal ekonomi açısından da önemli bir sorun olduğunu vurguluyor. Bölgesel kalkınma politikalarının etkin şekilde uygulanması, özel sektör yatırımlarının teşvik edilmesi ve altyapı projelerinin hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Aksi halde, göç dalgalarının artması ve büyükşehirlerdeki sosyoekonomik baskıların derinleşmesi bekleniyor.
TÜİK'in verileri, aynı zamanda gelir dağılımındaki adaletsizliği de yansıtıyor. Kişi başına düşen GSYH'nin en yüksek olduğu iller arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kocaeli gibi sanayi ve hizmet sektörünün gelişmiş olduğu şehirler yer alıyor. Bu iller ile en yoksul iller arasındaki makasın her yıl açılması, bölgesel eşitsizliğin kronikleştiğini gösteriyor.
Hükümetin son yıllarda açıkladığı teşvik paketleri ve kalkınma ajansları aracılığıyla sağlanan destekler, henüz istenen etkiyi yaratmış değil. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, yatırımların artırılması ve istihdam olanaklarının çeşitlendirilmesi için daha somut adımlar atılması gerektiğini dile getiriyor.
2024 Verileri Ne Anlatıyor?
TÜİK'in 2024 yılı hesaplamaları, kişi başına düşen GSYH'nin ülke genelinde ortalama 15 bin dolar civarında olduğunu gösteriyor. Ancak en yoksul 10 ilde bu rakam 5 bin doların altına kadar düşebiliyor. Bu fark, sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel göstergelere de yansıyor. Eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar, bu illerdeki yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.
Öte yandan, pandemi sonrası dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve yüksek enflasyon, dar gelirli bölgeleri daha fazla etkiledi. Tarım ürünleri fiyatlarındaki dalgalanmalar, çiftçilerin gelir istikrarını bozarken, enerji ve ulaşım maliyetlerindeki artışlar da bölge halkının alım gücünü zayıflattı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişmesi için kapsamlı bir ekonomik dönüşüm programına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, TÜİK'in 2024 verileri, Türkiye'nin en yoksul 10 ilinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yoğunlaştığını bir kez daha teyit ediyor. Bu illerin ekonomik potansiyelinin harekete geçirilmesi, hem bölge halkının refahı hem de ülke genelindeki dengeli kalkınma için kritik bir önem taşıyor. Bölgesel eşitsizliğin giderilmesi, sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin olmazsa olmazı olarak öne çıkıyor.