Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenecek yaz okulu programı, eğitim sendikalarının tepkisini çekti. Eğitim Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu, programın asıl amacının çocukları cemaat örgütlenmesine dahil etmek olduğunu savundu. Aydoğdu, "Çocuklarımızın geleceği vakıflara değil, laik, bilimsel ve kamusal eğitime emanet edilmelidir. Sportif vb. faaliyetler işin reklam tarafı. Esas amaç cemaatleri bu yolla okullara sokmak; yoksul ailelerin çocuklarını hedef alarak örgütlenmeyi yaygınlaştırmak" dedi.
Programın içeriği ve hedef kitlesi
TÜGVA'nın yaz okulu programı, dini eğitim ağırlıklı etkinliklerin yanı sıra sportif faaliyetleri de kapsıyor. Vakfın açıklamasına göre program, 7-14 yaş arası çocuklara yönelik olacak ve Kur'an-ı Kerim, siyer, ilmihal gibi derslerin yanı sıra yüzme, futbol gibi spor aktiviteleri içerecek. Ancak Aydoğdu, bu tür programların laik eğitim sistemiyle çeliştiğini ve devlet okullarında verilen eğitimin dışında bir alternatif yarattığını belirtti. Eğitim Sen, yaz okulunun özellikle yoksul ailelerin çocuklarını hedef alarak dini cemaatlerin etki alanını genişletmeyi amaçladığını iddia ediyor.
Eğitim Sen'den tepki ve çağrı
Mehmet Aydoğdu, yaptığı yazılı açıklamada, "TÜGVA'nın bu girişimi, eğitim sistemimizin laik ve bilimsel temellerini zayıflatmaktadır. Çocuklarımızı ayrıştıran, dini cemaatlerin eline teslim eden bu anlayışa karşı mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı. Sendika, velileri çocuklarını bu tür programlara göndermemeye çağırırken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın da bu konuda gerekli denetimleri yapması gerektiğini vurguladı. Eğitim Sen ayrıca, kamusal eğitimin güçlendirilmesi ve her çocuğa eşit fırsat sağlanması için hükümete çağrıda bulundu.
Bağlam: TÜGVA ve eğitimde dini etki tartışmaları
TÜGVA, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın da yönetim kurulunda yer aldığı bir vakıf olarak biliniyor. Vakıf, daha önce de okullarda düzenlediği çeşitli etkinliklerle eleştirilmişti. 2021 yılında, TÜGVA'nın düzenlediği bir kampa ilişkin benzer tartışmalar yaşanmış ve muhalefet partileri konuyu Meclis gündemine taşımıştı. Eğitim Sen'in bu son açıklaması, Türkiye'de dini grupların eğitim üzerindeki etkisiyle ilgili süregelen tartışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür programların laik eğitim ilkeleriyle çatıştığını ve toplumsal ayrışmayı derinleştirebileceğini belirtiyor. Eğitim alanındaki bu gerilim, Türkiye'deki siyasi kutuplaşmanın da yansımalarından biri olarak görülüyor.