Türk Tabipleri Birliği (TTB), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 26. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem gerçeğine karşı toplumsal hafızanın önemine vurgu yaptı. Açıklamada, 6 Şubat 2023 depremlerinin, 17 Ağustos'tan çıkarılmayan derslerin ağır sonuçlarını bir kez daha ortaya koyduğu belirtilerek, afet hazırlık süreçlerinin acilen yeniden yapılandırılması çağrısında bulunuldu. TTB, yaşanan yıkımların ve can kayıplarının önlenmesi için bilimsel verilere dayalı, katılımcı ve şeffaf politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
17 Ağustos'un Acı Dersleri
17 Ağustos 1999'da meydana gelen ve merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğündeki deprem, Türkiye'nin en büyük felaketlerinden biri olarak tarihe geçti. Resmi rakamlara göre 17.480 kişi yaşamını yitirdi, 43.953 kişi yaralandı, yaklaşık 250.000 konut hasar gördü. Deprem sonrası ortaya çıkan yapı stokunun güvensizliği, denetim eksiklikleri ve imar affı uygulamaları, yıllarca tartışılan konular arasında yer aldı. TTB açıklamasında, bu felaketin ardından geçen 26 yılda gerekli dönüşümün sağlanamadığına dikkat çekildi.
6 Şubat Depremleri: Ders Alınmayan Geçmişin Tekrarı
6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerde resmi rakamlara göre 50.783 kişi hayatını kaybetti. Bu depremler, 17 Ağustos'tan bu yana yapılan uyarıların ne kadar haklı çıktığını gösterdi. TTB'nin ifadesiyle, 6 Şubat, '17 Ağustos'tan çıkarılmayan derslerin ağır sonuçlarını' ortaya koydu. Deprem bölgelerinde sağlık hizmetlerinin aksaması, toplum sağlığı risklerinin artması ve hijyen sorunları, afet yönetimindeki eksiklikleri bir kez daha gündeme getirdi.
Afet Hafızası ve Toplumsal Mücadele
TTB'nin açıklamasında, 'afet hafızası' kavramının önemine vurgu yapılarak, geçmiş felaketlerin unutulmaması ve gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiği belirtildi. TTB, afet hafızasının sadece anma törenlerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda mücadele için bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Açıklamada, 'Afetlerin yıkıcı etkilerini azaltmak için bilimsel planlama, yapı denetimi, kentleşme politikaları ve sağlık altyapısının güçlendirilmesi şart' denildi.
Kalıcı Çözüm Çağrısı
Türk Tabipleri Birliği, deprem gerçeğiyle yüzleşmenin ve kalıcı çözümler üretmenin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı. Açıklamada, deprem riski altındaki bölgelerde hızlı ve kapsamlı kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesi, afet öncesi hazırlık ve afet sonrası müdahale kapasitelerinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Ayrıca, sağlık çalışanlarının afetlerde etkin görev alabilmesi için koordinasyonun arttırılması ve gerekli eğitimlerin verilmesi talep edildi.
TTB'nin çağrısı, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi gereken bir ülke olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bilim insanları ve uzmanlar, depremlerin ne zaman ve nerede olacağını tam olarak tahmin etmenin mümkün olmadığını, ancak alınacak önlemlerle can ve mal kaybının en aza indirilebileceğini belirtiyor. Bu bağlamda, afet hafızasının canlı tutulması, toplumsal bilinçlenme ve karar vericilerin harekete geçmesi, gelecekte yaşanabilecek felaketlerin etkilerini azaltmada kritik rol oynayacaktır.