ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bu yıl içinde üçüncü kez bir araya gelmeye hazırlanıyor. Kasım ara seçimlerinin ardından Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesine katılması beklenen Trump'ın, mayıs ayında Pekin'de gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yıl sonuna doğru bir kez daha Çin lideriyle görüşmesi planlanıyor. Ancak bu diplomasi trafiği, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önerdiği üçlü zirve fikriyle yeni bir boyut kazandı. Washington'daki Rusya şahinleri, Putin'in bu hamlesini ABD-Çin ilişkilerini baltalama girişimi olarak değerlendiriyor.
Putin'in Üçlü Zirve Önerisi ve Washington'ın Tepkisi
Kremlin kaynaklarına göre Putin, Trump ve Şi'nin katılacağı bir üçlü zirve önerisini geçtiğimiz haftalarda Washington'a iletti. Öneri, ABD'nin yanı sıra Çin ve Rusya'nın bir araya gelerek küresel güvenlik ve ekonomik konuları görüşmesini içeriyor. Ancak bu fikir, ABD yönetimindeki Rusya karşıtı kanadı harekete geçirdi. Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı'ndaki üst düzey yetkililer, Putin'in bu öneriyi ABD-Çin ilişkilerini zayıflatmak ve Batı ittifakında çatlak oluşturmak için kullandığını düşünüyor.
Washington'daki bir diplomatik kaynak, "Putin'in üçlü zirve çağrısı, Rusya'nın izolasyonunu kırma ve Çin ile ABD arasındaki rekabetten faydalanma çabasından başka bir şey değil. Ancak bu, müttefiklerimizle olan bağlarımızı sorgulatacak bir adım olamaz" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir yanıt gelmedi, ancak yetkililer önerinin "ciddi şekilde değerlendirildiğini" ancak önceliklerinin mevcut ikili ilişkiler olduğunu belirtiyor.
Trump'ın Çin Politikası ve Seçim Sonrası Beklentiler
Trump'ın Çin ile ilişkileri, göreve geldiğinden bu yana dalgalı bir seyir izledi. Mayıs ayında Pekin'e gerçekleştirdiği ziyaret, ticaret savaşlarının gölgesinde bir yumuşama sinyali olarak yorumlanmıştı. Şimdi ise Kasım ara seçimlerinin ardından yapılması planlanan APEC zirvesi, Trump için iç politikada da önemli bir fırsat. Ekonomik verilerin dalgalı olduğu bir dönemde, dış politika başarıları seçmen nezdinde olumlu karşılanabilir.
Ancak uzmanlar, Trump'ın Çin ile yakınlaşmasının Rusya'yı rahatsız ettiğini belirtiyor. Putin'in üçlü zirve önerisi, Moskova'nın ABD-Çin yakınlaşmasından endişe duyduğunun işareti olarak görülüyor. Rusya, özellikle enerji ve savunma alanlarında Çin ile stratejik ortaklığını güçlendirmeye çalışırken, ABD'nin bu ortaklığı baltalama potansiyeli taşıyan adımlarını yakından takip ediyor.
Rusya Şahinleri ve Küresel Dengeler
ABD'de "Rusya şahinleri" olarak bilinen grup, özellikle Kongre'deki Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı isimlerden oluşuyor. Bu grup, Putin yönetimine karşı sert bir çizgi izlenmesini savunuyor ve Rusya ile herhangi bir üst düzey görüşmenin ancak Moskova'nın bazı tavizler vermesi durumunda mümkün olabileceğini belirtiyor. Putin'in üçlü zirve önerisi, bu grubun tepkisini çekmiş durumda.
Senato Dış İlişkiler Komitesi'nden bir yetkili, "Putin'in samimiyetsizliği defalarca kanıtlandı. Üçlü zirve önerisi, Rusya'nın Ukrayna'daki eylemleri ve Suriye'deki varlığı göz önüne alındığında ciddiye alınamaz. ABD, Çin ile ilişkilerini Rusya'nın manipülasyonuna açık hale getirmemeli" dedi. Öte yandan, bazı analistler ise böyle bir zirvenin diyalog kanallarını açık tutmak adına faydalı olabileceğini savunuyor.
Asya-Pasifik ve Küresel Ekonomik Yansımalar
Trump'ın APEC zirvesine katılması, Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik işbirliği açısından da kritik. Çin ile ticaret müzakereleri, Tayvan meselesi ve Kuzey Kore'nin nükleer programı gibi konular zirvenin gündeminde olacak. Putin'in üçlü zirve önerisi ise bu gündemi karmaşıklaştırıyor. Uzmanlar, ABD'nin Asya-Pasifik'te Çin ile yakınlaşmasının, Rusya'nın bölgedeki etkisini azaltabileceğini ve Moskova'nın bu nedenle üçlü bir platformda yer almak istediğini belirtiyor.
Küresel sistem açısından bakıldığında, ABD-Çin-Rusya üçgenindeki her hamle, enerji fiyatlarından silahlanma yarışına kadar geniş bir yelpazede etkili oluyor. Trump'ın "büyük pazarlık" arayışı, aslında üç büyük gücün çıkar çatışmalarını yönetme çabası olarak görülüyor. Ancak Rusya şahinlerinin direnci, bu pazarlığın kolay olmayacağını gösteriyor.
Sonuç olarak, Trump'ın Çin ile üçüncü zirve hazırlığı ve Putin'in üçlü zirve önerisi, küresel diplomasinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Washington'ın Rusya şahinleri, Putin'in her hamlesini şüpheyle karşılarken, Trump yönetimi bir yandan Çin ile ilişkileri derinleştirmeye, diğer yandan Rusya'nın hamlelerini dengelemeye çalışıyor. Önümüzdeki aylarda yapılacak zirveler, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini de şekillendirecek. Türkiye gibi bölgesel aktörler ise bu süreçte denge politikası izleyerek kendi çıkarlarını koruma çabasında. Gelişmeler, ABD iç siyasetindeki hesaplaşmalarla birlikte, dünya genelinde yeni ittifak arayışlarını da beraberinde getirebilir.