ABD'de 25 eyalet, Başkan Donald Trump yönetiminin 60 ticaret ortağından ithal edilen ürünlere yönelik uygulamaya koyduğu yeni gümrük tarifelerine karşı dava açtı. California, Arizona ve Oregon'un öncülük ettiği dava kapsamında, tarifelerin federal hükümetin yetkilerini aştığı ve Anayasa'ya aykırı olduğu iddia ediliyor. Bu dava, Trump yönetiminin ticaret politikalarına karşı eyaletler düzeyinde başlatılan en geniş kapsamlı hukuki mücadele olarak kayıtlara geçti.
Eyaletlerin Gerekçeleri
California Başsavcısı Rob Bonta, yaptığı yazılı açıklamada, tarifelerin kaliforniyalı aileler ve işletmeler için milyarlarca dolarlık ek yüke yol açtığını belirtti. Bonta, 'Başkanın bu tarifeleri tek taraflı olarak dayatma yetkisi yok. Kongre'den onay almadan bu uygulamaya geçmesi anayasal yetkilerini ihlal ediyor' ifadelerini kullandı. Arizona Başsavcısı Kris Mayes ise tarifelerin sınır eyaletlerinde ekonomik istikrarsızlık yarattığını, özellikle tarım ve otomotiv sektörlerinin olumsuz etkilendiğini savundu. Oregon Başsavcısı Ellen Rosenblum da tarifelerin ithalata bağımlı küçük işletmeleri iflasın eşiğine getirdiğini vurguladı.
İddianamede, tarifelerin ABD Anayasası'nın 1. Maddesi'nde Kongre'ye verilen 'ticareti düzenleme yetkisi' ile çeliştiği ifade ediliyor. Ayrıca, İkinci Dünya Savaşı sonrası kabul edilen Ticaret İşbirliği Yasası'nın başkana ulusal güvenlik gerekçesiyle tarife uygulama yetkisi verdiği, ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı ve kriz koşullarıyla sınırlı olduğu belirtiliyor. Davacı eyaletler, mevcut tarifelerin bu kapsamı aştığını kanıtlamayı hedefliyor.
Devam Eden Hukuki ve Siyasi Süreç
Açılan dava, ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi'nde görülecek. Hukuk uzmanlarına göre, bu dava aylar sürebilir ve Yüksek Mahkeme'ye kadar taşınması olası görünüyor. Bu süreçte, tarifelerin geçici olarak durdurulması için yapılacak başvurular da gündeme gelebilir. Davacı eyaletler, acil önlem kararı alınması halinde tarifelerin derhal askıya alınmasını bekliyor. Öte yandan, Trump yönetimi daha önce benzer davalarda 'ulusal güvenlik' gerekçesini öne sürerek savunma yapmıştı. Beyaz Saray sözcüsü, tarifelerin Amerikan endüstrisini korumak için kritik olduğunu ve hukuki süreçte bu savunmayı sürdüreceklerini açıkladı.
Bu gelişme, ABD'nin ticaret politikalarında yeni bir dönüm noktasına işaret ediyor. Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi senatörler bile tarifelere karşı parti içinden eleştiriler yükseliyor. Iowa Senatörü Chuck Grassley, tarifelerin çiftçilere zarar verdiğini belirterek, 'Ticaret savaşı kimseye kazandırmaz' dedi. Demokratlar ise bu davayı 'ekonomik savaş beyanı' olarak nitelendiriyor ve ticaret politikalarının Kongre kontrolüne geri verilmesi çağrısını yapıyor.
Ekonomistlere göre, tarifeler küresel tedarik zincirlerinde bozulmalara ve fiyat artışlarına yol açarken, ABD ekonomisinde belirsizliği artırıyor. Dünya Bankası verilerine göre, tarifelerin uygulandığı 60 ülke, ABD'nin toplam ithalatının önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu durum, hem ABD'de hem de ticaret ortaklarında yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. Özellikle tarım sektörü, ihracat pazarlarındaki daralma nedeniyle zor günler geçiriyor; Avrupa Birliği ve Çin, misilleme tarifeleriyle ABD ürünlerine karşı önlemler almıştı.
Yargı sürecinin sonucu, yalnızca Amerikan ticaret politikasını değil, küresel ticaret dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Hukukun üstünlüğüne vurgu yapan eyaletler, bu davayla birlikte başkanlık yetkilerinin sınırlandırılması gerektiği mesajını veriyor. Bu dava, ABD federalizminin ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Gözler, mahkemeden çıkacak kararda ve bu kararın piyasalara yansımalarında olacak.