ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Yüksek Mahkeme'nin IEEPA'ya dayalı tarifeleri kısıtlayıcı kararının ardından 1974 tarihli Ticaret Yasası'nın 122. Bölümü altında uygulanan yüzde 10'luk geçici küresel tarifenin süresinin dolmasına kısa bir süre kala yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Söz konusu tarifenin 150 günlük uygulama süresi 10 Nisan'da doluyor ve Beyaz Saray, bu tarihin öncesinde yasal bir dayanak oluşturarak tarifeleri kalıcı hale getirmek veya süreyi uzatmak için çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Yasal zemin ve süreç
Trump yönetimi, Yüksek Mahkeme'nin Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası (IEEPA) kapsamında alınan tarife kararlarının anayasaya aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından 122. Bölüm'e yönelmişti. Bu bölüm, başkana 150 gün süreyle geçici vergi uygulama yetkisi verirken, sürenin uzatılması için Kongre onayı gerekiyor. Ancak yönetim, yürütme emriyle bu süreyi aşmanın yollarını arıyor. Uzmanlar, Beyaz Saray'ın olası bir yürütme emriyle tarifeleri kalıcı kılmak için yeni bir yasal dayanak inşa etmeye çalıştığını belirtiyor.
Ticaret dengeleri üzerindeki etkiler
Yüzde 10'luk küresel tarife, ABD'nin ticaret açığını kapatma ve yerli üretimi teşvik etme hedefleriyle uygulanıyor. Ancak ithalat maliyetlerini artıran bu hamle, Çin ve Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkeyle ticari gerilimleri tırmandırdı. Ekonomistlere göre tarifelerin uzatılması, küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmaya yol açabilir. Özellikle otomotiv ve teknoloji sektörlerinde hissedilen maliyet artışları, enflasyonist baskıları tetikleme riski taşıyor.
ABD Ticaret Bakanlığı yetkilileri, yeni düzenlemenin ayrıca çelik ve alüminyum gibi stratejik sektörleri koruma altına almayı hedeflediğini ifade ediyor. Buna karşın eleştirmenler, tarifelerin nihai tüketiciye yansıyan fiyat artışlarına neden olduğunu ve ABD'li ihracatçıları misilleme tarifeleri karşısında zor durumda bıraktığını savunuyor.
Siyasi tartışmalar ve seçim yılı hesapları
Trump yönetiminin tarife hamlesi, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde siyasi bir koz olarak da değerlendiriliyor. Beyaz Saray, korumacı ticaret politikalarıyla işçi sınıfına hitap ederken, Kongre'nin Demokrat üyeleri bu adımı "küresel ticaret savaşını körüklemek" olarak niteliyor. Öte yandan, bazı Cumhuriyetçi senatörler de tarifelerin tarım sektörünü olumsuz etkilediğini belirterek yönetime mesafeli duruyor.
Yasal sürecin nasıl işleyeceği belirsizliğini korurken, Wall Street analistleri dört gözle yönetimin atacağı resmi adımı bekliyor. Piyasalar, tarifelerin süresinin dolması halinde kısa vadeli bir rahatlama yaşanabileceğini, ancak uzatma durumunda volatilitenin artacağını öngörüyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında, Trump yönetiminin 122. Bölüm'ü aşmak için yaratıcı yasal yollara başvurabileceği konuşuluyor. Ancak son sözü, hukuki itirazların önünü açabilecek olan Yüksek Mahkeme söyleyecek. ABD ticaret politikasının geleceği, Beyaz Saray'ın önümüzdeki haftalardaki tercihlerine bağlı olarak şekillenecek.