ABD Başkanı Donald Trump'ın Air Force One uçağında üst düzey komutanlarıyla yaptığı gizli toplantıda, İran'a yönelik 10 ila 14 günlük yoğun bir hava saldırısı planı masaya geldi. CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, Tahran'ın füze kapasitesini tamamen felç edecek sert bir harekatı savunurken, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley'nin daha temkinli bir yaklaşım sergilediği iddia edildi. Toplantının, Trump'ın Orta Doğu turu sırasında gerçekleştiği ve kararın Beyaz Saray'da son şeklini alacağı belirtiliyor.
Gizli Toplantının Perde Arkası
Edinilen bilgilere göre, toplantı ABD'nin İran'a yönelik artan gerilimi masaya yatırmak amacıyla acil olarak gerçekleştirildi. Air Force One'da gerçekleşen bu gizli oturumda, Amiral Brad Cooper, İran'ın balistik füze programının tamamen etkisiz hale getirilmesi için 14 günlük bir hava harekatı planı sundu. Cooper'ın planı, İran'ın füze rampalarını, nükleer tesislerini ve komuta merkezlerini hedef alan kapsamlı bir saldırıyı içeriyor.
Ancak Orgeneral Mark Milley'nin, böyle bir harekatın bölgede geniş çaplı bir savaşa yol açabileceği ve ABD'nin kaynaklarını aşırı zorlayacağı yönünde endişelerini dile getirdiği öne sürülüyor. Milley'nin, İran'ın misilleme kapasitesinin hafife alınmaması gerektiğini ve diplomatik çözümlerin öncelikli olması gerektiğini savunduğu kaydedildi.
Toplantıya katılan diğer üst düzey yetkililer arasında Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı Mark Esper'in de yer aldığı biliniyor. Pompeo'nun, uluslararası toplumun desteğini almadan yapılacak bir saldırının ABD'yi yalnızlaştıracağına dikkat çektiği belirtilirken, Esper'in ise askeri seçeneklere sıcak baktığı ifade ediliyor.
İran'ın Füze Kapasitesi ve Bölgesel Etkileri
İran'ın sahip olduğu balistik füze stokunun, Orta Doğu'daki Amerikan üslerini ve İsrail'i doğrudan tehdit ettiği biliniyor. Bu nedenle Washington yönetimi, Tahran'ın füze programını “ulusal güvenlik tehdidi” olarak görüyor. Amiral Cooper'ın planı, bu tehdidi ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Uzmanlar, böyle bir harekatın İran'ın nükleer programını geciktirebileceğini ancak tamamen sona erdiremeyeceğini; ayrıca İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla misilleme yapması halinde, Orta Doğu'da yeni bir kaos dalgası başlayabileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği de risk altına girebilir; bu da küresel petrol fiyatlarını doğrudan etkiler.
Öte yandan, İran'ın uzun menzilli füzeleri ve insansız hava araçları, ABD'nin bölgedeki müttefiklerine ciddi zarar verebilir. Bu nedenle Amerikan askeri yetkilileri, İran'ın hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirecek bir “başlangıç dalgası” planlamış durumda.
ABD basınında çıkan haberlerde, Pentagon'un İran'a yönelik askeri seçenekleri sürekli olarak güncellediği ancak son gelişmelerin, Başkan Trump'ın bu seçeneklere daha yakın olduğunu gösterdiği yorumu yapılıyor. Trump'ın özellikle İran'ın son dönemde yaptığı açıklamalar ve artan uranyum zenginleştirme faaliyetleri nedeniyle sabrının tükendiği iddia ediliyor.
Beyaz Saray'dan yapılan resmi açıklamada ise toplantının rutin bir güvenlik değerlendirmesi olduğu ve İran konusunda herhangi bir karar alınmadığı belirtildi. Ancak kaynaklar, toplantının içeriğinin oldukça ciddi ve kapsamlı olduğunu; Başkan Trump'ın önümüzdeki günlerde konuyla ilgili yeni bir direktif yayınlayabileceğini ifade ediyor.
Bu gelişmeler, Orta Doğu'da tansiyonun yeniden yükselmesine yol açtı. Bölge ülkeleri ise ABD'nin olası bir askeri harekatına karşı temkinli bir bekleyiş içinde. İran ise henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak devlet medyası, ülkenin her türlü saldırıya misilleme yapacağını duyurdu.
Konuyla ilgili olarak uluslararası toplumdan da farklı tepkiler geliyor. Rusya ve Çin, askeri müdahaleye karşı çıkarken, İsrail ve Suudi Arabistan'ın ABD'yi desteklediği bildiriliyor. Avrupa Birliği ise diplomasi çağrısında bulunuyor ve tarafları gerilimi azaltmaya davet ediyor.
Sonuç olarak, Trump'ın uçağındaki bu gizli toplantı, ABD'nin İran'a karşı askeri seçeneği masada tuttuğunu gösteriyor. Ancak böyle bir harekatın bölgesel ve küresel sonuçları olacağı da açık. Önümüzdeki günlerde Beyaz Saray'dan gelecek açıklamalar, İran politikasında yeni bir dönemecin habercisi olabilir.