WASHINGTON - Başkan Donald Trump'ın, ara seçimler öncesinde Rusya ile dizel benzin anlaşmasına vardığını açıklaması, Kongre'nin 2022'den bu yana uyguladığı yaptırımları delme girişimi olarak değerlendiriliyor. Anketlerdeki düşüş eğilimi, Trump'ı seçim tabanını konsolide etmek için Rusya ile ticari ilişkileri yeniden canlandırmaya itiyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre anlaşma, enerji fiyatlarını düşürerek seçmen desteğini artırmayı hedefliyor.
Yaptırımlar ve Kongre'nin Tepkisi
Kongre, 2022'den itibaren Rusya'ya yönelik kapsamlı yaptırımlar uyguluyor. Bu yaptırımlar arasında Rus petrol ve gaz alışverişi yapan ülkelere karşı ikincil yaptırımlar da bulunuyor. Son olarak bir ay önce Kongre, Rusya ile enerji ticareti yapan ülkelere yönelik yeni cezai önlemler içeren bir yasa tasarısını kabul etmişti. Trump'ın dizel benzin anlaşması, bu yaptırımları bypass etme niteliği taşıyor. Kongre'deki Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, anlaşmanın yasal dayanağının olmadığını savunuyor. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı, konuyla ilgili inceleme başlatılacağını duyurdu.
Seçim Stratejisi mi, Yaptırım Delme mi?
Trump'ın son dönemde attığı adımlar, ara seçimler öncesinde seçmen tabanına yönelik bir dizi hamle olarak görülüyor. Rusya ile varılan anlaşma, enerji maliyetlerini düşürerek ekonomik sıkıntılardan bunalan seçmenleri memnun etmeyi amaçlıyor. Ancak uzmanlar, bu hamlenin Kongre'nin iradesini hiçe saymak anlamına geldiğini belirtiyor. Washington'daki düşünce kuruluşlarından bir analist, "Başkan, yaptırımları delerek hem Kongre'ye hem de müttefiklere meydan okuyor. Bu, seçim kazanmaktan çok, yaptırım rejimini çökertme çabası gibi görünüyor" dedi. Anketler, Trump'ın son bir ayda Rusya politikası nedeniyle Cumhuriyetçi seçmen nezdinde popülerliğini koruduğunu, ancak bağımsız seçmenlerde desteğinin azaldığını gösteriyor.
Uluslararası Yansımalar
Anlaşma, Avrupa başkentlerinde de endişeyle karşılandı. ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları delmesi, Avrupa Birliği'nin Rusya politikasını zayıflatabilir. NATO yetkilileri, konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçınırken, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın "Rusya'nın saldırganlığını finanse etmek" anlamına geldiğini belirtti. Rusya'dan yapılan açıklamada ise anlaşmanın "karşılıklı yarar" sağlayacağı ifade edildi. Uzmanlar, Trump'ın bu hamlesinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilişkileri normalleştirme çabasının bir parçası olduğunu düşünüyor.
Tarihsel Bağlam ve Olası Sonuçlar
Trump, 2017-2021 yılları arasındaki başkanlığı döneminde de Rusya ile ilişkileri iyileştirme yönünde adımlar atmış, ancak Kongre'nin yaptırımları nedeniyle somut bir sonuç elde edememişti. 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında Kongre, yaptırımları daha da sıkılaştırmıştı. Şimdi Trump, ikinci döneminde yaptırımları delerek bu engeli aşmaya çalışıyor. Hukukçular, başkanın yaptırım rejimini değiştirme yetkisinin sınırlı olduğunu, ancak uygulamada esneklik yaratabileceğini belirtiyor. Kongre'nin yeni bir yasa ile yaptırımları güçlendirmesi halinde, Trump'ın veto yetkisini kullanması bekleniyor. Bu durum, yasama ve yürütme arasında yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Önümüzdeki günlerde Kongre'de yapılacak oturumlarda, anlaşmanın hukuki boyutu ve olası yaptırım ihlalleri masaya yatırılacak. Trump'ın hamlesi, sadece iç siyaseti değil, aynı zamanda ABD'nin küresel yaptırım politikasındaki güvenilirliğini de sarsıyor. Uzmanlar, müttefiklerin ABD'nin yaptırım kararlarına olan güveninin azalabileceği uyarısında bulunuyor.