ABD Başkanı Donald Trump, her yıl 9 Ekim'de açıklanan Nobel Barış Ödülü'nü "fazlasıyla hak ettiğini" söyleyerek ödülün kendisine verilmemesi durumunda Nobel Komitesi'nin "büyük bir itibar kaybı" yaşayacağını iddia etti. Trump, açıklamayı Beyaz Saray'daki bir basın toplantısında yaptı ve Nobel Komitesi'ne yönelik mesajını doğrudan iletti.
"Ödülü hak eden tek kişi benim"
Trump, konuşmasında Nobel Barış Ödülü'nün son yıllarda "anlamını yitirdiğini" öne sürerek, "Bu ödül bana verilmezse itibarı bozulur. Çünkü barış için en çok çalışan lider benim" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, özellikle Orta Doğu'da yürüttüğü diplomasi girişimlerini ve Kuzey Kore ile yapılan müzakereleri hatırlatarak, "Tarihte benim kadar barışa katkı sağlayan çok az lider vardır" dedi. Trump, Nobel Komitesi'nin "siyasi önyargılı" davrandığını da sözlerine ekledi.
Nobel Barış Ödülü, her yıl Ekim ayının ikinci haftasında açıklanıyor. 2025 yılı için ödülün sahibi 9 Ekim'de duyurulacak. Trump, görevde olduğu ilk dönemde de Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmiş ancak ödülü kazanamamıştı. 2020 yılında Sırbistan ile Kosova arasındaki ekonomik normalleşme anlaşması ve İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasındaki İbrahim Anlaşmaları nedeniyle aday gösterilmişti. Ancak o yıl ödül Dünya Gıda Programı'na verilmişti.
Nobel Komitesi'nden sessizlik
Nobel Komitesi, Trump'ın açıklamalarına henüz resmi bir yanıt vermedi. Komite, geleneksel olarak adaylar ve değerlendirme süreci hakkında kamuoyuna bilgi paylaşmıyor. Uzmanlar, Trump'ın bu çıkışının ödül sürecini etkilemeyeceğini, aksine komitenin bağımsızlığını koruma yönünde bir tutum sergileyebileceğini belirtiyor. Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü'nden bir yetkili, "Nobel Komitesi baskı altında karar vermez. Açıklamalar, komitenin kararını değiştirmez" değerlendirmesinde bulundu.
Trump'ın Nobel çıkışı, ABD iç siyasetinde de yankı buldu. Demokrat Parti sözcüsü, "Başkan'ın ödül talebi, kendi başarısızlıklarını örtme çabasıdır" derken, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, "Başkan Trump, Orta Doğu'da gerçek bir barış mimarıdır. Nobel Komitesi bunu görmezden gelemez" açıklamasını yaptı.
Nobel ve siyasi tartışmalar
Nobel Barış Ödülü, tarih boyunca siyasi tartışmaların odağında oldu. 2009'da dönemin ABD Başkanı Barack Obama, göreve geldikten henüz dokuz ay sonra ödüle layık görülmüş ve bu karar "erken" olduğu gerekçesiyle eleştirilmişti. 2012'de Avrupa Birliği'ne verilen ödül, ekonomik kriz döneminde tartışma yaratmıştı. 2019'da Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'e verilen ödül, ülkesindeki iç savaş nedeniyle sorgulanmıştı. Trump, bu örnekleri sık sık dile getirerek, "Benim yaptıklarım onlarınkinden çok daha somut" diyor.
Donald Trump, başkanlığının ilk döneminde de Nobel Barış Ödülü için lobi faaliyetleri yürütmüştü. 2018'de Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile Singapur'da bir araya gelmiş, bu görüşme sonrası bazı Cumhuriyetçi kongre üyeleri Trump'ı Nobel'e aday göstermişti. Ancak nükleer silahsızlanma konusunda somut bir ilerleme sağlanamayınca ödül girişimi sonuçsuz kalmıştı. 2020'de İbrahim Anlaşmaları kapsamında BAE, Bahreyn ve Sudan'ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi, Trump'ın en güçlü Nobel argümanı olarak gösteriliyordu. Yine de ödül Dünya Gıda Programı'na verilmişti.
Trump, 2024 seçimlerinden zaferle ayrıldıktan sonra ikinci döneminde de Nobel hedefinden vazgeçmiş değil. Beyaz Saray kaynaklarına göre, Trump yönetimi Nobel Komitesi ile temas kurmak için Norveç üzerinden dolaylı girişimlerde bulundu. Ancak Norveç Nobel Komitesi, bu tür girişimleri resmi olarak reddetti. Komite başkanı, geçmişte yaptığı bir açıklamada, "Ödül, siyasi baskılarla değil, evrensel barış kriterlerine göre verilir" demişti.
Ödülün geleceği ve Trump faktörü
Nobel Barış Ödülü'nün bu yıl kime verileceği merak konusu. Uzmanlar, Trump'ın adaylığının güçlü olduğunu ancak komitenin bağımsızlığına gölge düşürmemek için temkinli davranabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Trump'ın açıklamaları, ödülün itibarını koruma adına komitenin daha önce hiç görülmemiş bir karar almasına yol açabilir. Bazı analistler, komitenin bu yıl ödülü bir iklim aktivistine veya insan hakları savunucusuna vererek siyasi dengeyi gözetebileceğini söylüyor.
Trump'ın Nobel çıkışı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Avrupa basını, "Trump, Nobel'i kendine hak görüyor" başlıklarıyla haberi duyururken, sosyal medyada da tartışma büyüdü. Kimi kullanıcılar Trump'ı desteklerken, kimileri ödülün siyasallaştırıldığını savundu. Nobel Komitesi'nin 9 Ekim'de vereceği karar, sadece Trump için değil, ödülün geleceği açısından da belirleyici olacak. Bağımsız gözlemciler, komitenin baskılara boyun eğmemesi gerektiğini vurgularken, Trump'ın bu açıklamalarının uzun vadede ödülün saygınlığına zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.