İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak meclis seçimlerine ilişkin son kamuoyu yoklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın Başbakan Binyamin Netanyahu'ya açık desteğinin hükümet blokunun oylarında beklenen artışı sağlamadığını ortaya koydu. Ankete göre, muhalefet partileri toplam 55 sandalye kazanırken, iktidar koalisyonu gerisinde kaldı. Bu sonuç, İsrail siyasetinde dengelerin değişmediğini ve seçmenin dış müdahalelere rağmen tercihini koruduğunu gösteriyor.
Anket sonuçları ve siyasi tablo
İsrail'de yayınlanan son anket, 27 Ekim seçimleri öncesi partilerin sandalye dağılımını ortaya koydu. Muhalefet bloku, toplam 55 sandalyeye ulaşarak iktidar koalisyonuna karşı üstünlük sağladı. Hükümet bloku ise beklenen oy artışını yakalayamadı. Ankete katılanların önemli bir kısmı, Trump'ın Netanyahu'ya verdiği desteğin oy tercihlerini etkilemediğini ima ediyor. Uzmanlar, seçmenin iç politik konulara odaklandığını ve dış desteklerin sandık sonuçlarına yansımadığını belirtiyor.
Anketin detaylarına göre, muhalefet partileri arasında yer alan Yesh Atid ve diğer merkez sol partiler, toplamda 55 sandalye çıkarıyor. Bu, iktidar koalisyonunun 120 sandalyeli Knesset'te çoğunluğu sağlamak için gereken 61 sandalyeye ulaşamayacağı anlamına geliyor. Hükümet bloku ise 50 sandalyenin altında kalarak, seçim sonrası koalisyon kurma sürecinde zorluklarla karşılaşabilir. Anket, seçmenin ekonomik sorunlar, güvenlik ve sosyal politikalar gibi iç meselelere daha fazla önem verdiğini işaret ediyor.
Trump'ın desteği ve etkisi
ABD Başkanı Donald Trump'ın Başbakan Netanyahu'ya yönelik açıklamaları, İsrail basınında geniş yankı uyandırmıştı. Trump, Netanyahu'yu açıkça destekleyerek, İsrail seçimlerine doğrudan müdahale etmiş oldu. Ancak son anket, bu desteğin hükümet blokunun oylarını artırmadığını gösteriyor. Siyasi analistler, İsrailli seçmenlerin dış liderlerin telkinlerinden ziyade kendi önceliklerine göre hareket ettiğini vurguluyor. Ayrıca, Trump'ın açıklamalarının ters tepki yaratmış olabileceği ve muhalefetin bu durumu kendi lehine kullanabileceği belirtiliyor.
İsrail'deki seçim kampanyası, Netanyahu'nun yolsuzluk davaları ve pandemi sonrası ekonomik toparlanma gibi konular etrafında şekilleniyor. Muhalefet, iktidarın bu konulardaki performansını eleştirerek oy tabanını genişletmeye çalışıyor. Trump'ın desteğinin ise seçmen nezdinde beklenen mobilizasyonu sağlamadığı görülüyor. Bazı yorumcular, ABD'nin iç siyasetteki kutuplaşmasının İsrail seçmeni üzerinde de benzer bir etki yarattığını ve dışarıdan gelen desteklerin şüpheyle karşılandığını ifade ediyor.
Seçimlere doğru genel görünüm
27 Ekim'deki seçimler, İsrail'in son iki yılda dördüncü kez sandık başına gitmesi anlamına geliyor. Siyasi istikrarsızlık, ülkenin ana gündem maddelerinden biri. Son anket, seçmenin değişimden yana olduğunu ancak alternatif koalisyonların da net bir çoğunluk sağlayamadığını gösteriyor. Muhalefetin 55 sandalyesi, tek başına hükümet kurmak için yeterli değil. Bu durum, seçim sonrası uzun sürecek koalisyon görüşmelerine işaret ediyor.
Ankete göre, Arap partilerinin de Meclis'te temsil edilmesi bekleniyor. Ancak bu partilerin koalisyon görüşmelerindeki tutumu belirleyici olacak. Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi ise hala en büyük parti konumunu koruyor, ancak oy oranında düşüş yaşadığı gözlemleniyor. Siyasi yorumcular, seçmenin Netanyahu'nun uzun süreli iktidarına yorgunluk göstergesi olarak bu sonucu değerlendiriyor.
Uluslararası kamuoyu da İsrail seçimlerini yakından takip ediyor. ABD'nin yanı sıra Avrupa ülkeleri ve Orta Doğu'daki aktörler, seçim sonrası İsrail'in dış politikasındaki olası değişimleri izliyor. Trump'ın desteğine rağmen Netanyahu'nun oy kaybetmesi, ABD'nin bölgedeki etkisinin sorgulanmasına neden olabilir. Ayrıca, İsrail-Filistin barış süreci ve İran nükleer anlaşması gibi konularda seçim sonrası hükümetin tutumu merakla bekleniyor.
Sonuç olarak, İsrail'de yapılan son anket, Trump'ın Netanyahu'ya yönelik desteğinin seçmen davranışı üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını ortaya koyuyor. Muhalefetin 55 sandalyeye ulaşması, iktidar blokunun işini zorlaştırıyor ve seçim sonrası belirsizlik sürüyor. Bu tablo, İsrail siyasetinde köklü bir değişim beklentisinin henüz sandığa yansımadığını gösteriyor. Seçim sonuçları, ülkenin iç ve dış politikalarında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.