ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine tek başına saldırı düzenlemesi halinde, eğer saldırı 'küçük çaplı' olursa bu hamleyi destekleyebileceğini açıkladı. Trump'ın bu çıkışı, İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası endişeleri yeniden alevlendirdi. Beyaz Saray'daki bir brifingde konuşan Trump, İsrail'in güvenliğinin ABD için öncelikli olduğunu vurgularken, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek için her türlü tedbirin alınması gerektiğini söyledi.
Trump'ın mesajı: Küçük çaplı saldırıya yeşil ışık
Trump, İsrail'in İran'a yönelik bir saldırı düzenleme ihtimalini değerlendirirken, 'Eğer İsrail küçük çaplı bir operasyon yapmaya karar verirse, ABD olarak bunu destekleriz. Ancak büyük çaplı bir askeri müdahale konusunda farklı değerlendirmeler yapmamız gerekir' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail'in son dönemde İran'ın nükleer tesislerine yönelik artan tehditleri karşısında ABD'nin tutumunu netleştirmesi açısından önemli. Trump ayrıca, İran'ın nükleer anlaşmaya uymadığını ve bu nedenle yaptırımların devam edeceğini belirtti.
İran'dan tepki: 'Savaşın eşiğine geliyoruz'
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, Trump'ın açıklamalarına sert tepki gösterdi. Musevi, 'Bu tür açıklamalar bölgede gerilimi artırmaktan başka işe yaramaz. İran, toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yönelik her türlü tehdide karşılık verecektir' dedi. İran'ın nükleer programının tamamen barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü savunan Musevi, uluslararası toplumu ABD'nin kışkırtmalarına karşı uyardı. Tahran yönetimi, İsrail'in olası bir saldırısına karşı askeri hazırlıklarını artırırken, bölgedeki İran destekli grupların da alarma geçtiği bildiriliyor.
Uluslararası toplum endişeli
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Diplomasi masada duruyor, askeri seçenekler felaket olur' uyarısında bulundu. Rusya ise ABD'nin İran'a yönelik politikalarını eleştirerek, Moskova'nın Tahran'la askeri işbirliğini sürdüreceğini açıkladı. Çin'den de benzer bir şekilde gerilimin azaltılması çağrısı geldi. Analistler, Trump'ın açıklamalarının İsrail'i harekete geçirebileceğini, ancak bunun bölgesel bir savaşa dönüşme riski taşıdığını belirtiyor.
Trump'ın bu çıkışı, aynı zamanda ABD'nin Ortadoğu politikasında İsrail'e verdiği desteğin bir yansıması olarak görülüyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce İran'ın nükleer tesislerine yönelik askeri seçeneklerin masada olduğunu defalarca dile getirmişti. Son gelişmeler, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerindeki artışla birleşince tansiyonu iyice yükseltti. Nükleer Anlaşma'nın (JCPOA) geleceği belirsizliğini korurken, Trump'ın İsrail'e verdiği bu dolaylı destek, anlaşmanın tamamen çökmesine yol açabilir.
Konuya dair bağımsız değerlendirme: Trump'ın 'küçük çaplı saldırı' tanımı, İsrail'e sınırlı da olsa bir hareket alanı sağlıyor. Ancak bu tür bir müdahale, İran'ın misilleme yapmasına ve bölgedeki vekil güçler üzerinden çatışmanın yayılmasına neden olabilir. İran'ın nükleer programına karşı uluslararası toplumun ortak bir duruş sergilemesi gerekirken, ABD'nin tek taraflı adımları istikrarı daha da bozma riski taşıyor. Netanyahu yönetimi için bu açıklama, İran'a yönelik askeri planları kapsamında önemli bir yeşil ışık anlamına geliyor. Tarafların savaşın eşiğinde olduğu bu kritik dönemde diplomasiye şans verilmesi, bölge ve dünya barışı için hayati önemde.