ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir tankere ait dronlarla saldırı düzenlemekle suçlayarak bölgede savaş alarmı verdi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın ateşkesi ihlal ettiğini ve tankerin hedef alındığını öne sürdü. Tahran ise suçlamaları sert bir dille reddederken, ABD ve Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) ortak bildirisini eleştirdi. Bölgede tansiyon yükselirken, uluslararası toplum gelişmeleri endişeyle takip ediyor.
Trump'ın Suçlamaları ve Tahran'ın Tepkisi
Donald Trump, yaptığı yazılı açıklamada, İran'a ait insansız hava araçlarının (İHA) Hürmüz Boğazı'nda bir ticari tankere saldırdığını iddia etti. Trump, "İran rejimi bir kez daha uluslararası sularda barışı tehdit ediyor. Bu saldırı, kabul edilemez bir provokasyondur. Gerekli adımları atmakta tereddüt etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, ayrıca İran'ın Yemen'deki Husilerle iş birliği yaparak bölgeyi istikrarsızlaştırdığını savundu.
İran Dışişleri Bakanlığı ise suçlamaları yalanlayarak, ABD'nin bu tür iddialarla dikkatleri kendi iç sorunlarından uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Sözcü Nasır Kenani, "Bu asılsız suçlamalar, ABD'nin bölgedeki saldırgan politikalarının bir parçasıdır. İran, uluslararası hukuka bağlı kalarak seyrüsefer serbestisine saygı duymaktadır" dedi. Tahran ayrıca, ABD ve KİK'in yayınladığı ortak bildiriyi "kışkırtıcı ve gerçek dışı" olarak nitelendirdi.
Bölgesel Gerilim ve Uluslararası Tepkiler
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. Son yıllarda ABD ile İran arasında yaşanan gerginliklerin odağı haline gelen boğazda, 2019'da da benzer tanker saldırıları yaşanmıştı. Uzmanlar, Trump'ın bu suçlamasının bölgede yeni bir krizi tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
İsrail savaş uçaklarının komşu ülkelerin hava sahasını kullanarak tatbikat yaptığı haberleri de gerilime tuz biber ekiyor. İran yanlısı kaynaklar, İsrail'in bu hareketlerinin provokatif olduğunu ve bölgeyi savaşa sürükleyebileceğini iddia ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise ABD'nin iddialarını desteklerken, Rusya ve Çin tarafları itidal çağrısı yaptı.
Bu gelişmeler, Trump yönetiminin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasını yeniden canlandırdığı bir döneme denk geliyor. Geçtiğimiz haftalarda ABD, İran'a yeni yaptırımlar uygulamış ve nükleer müzakerelerde ilerleme kaydedilemediğini açıklamıştı. İran ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürerek uluslararası toplumun tepkisini çekiyor.
Bağımsız analistler, Trump'ın bu suçlamasının seçim öncesi dikkatleri başka yöne çekme çabası olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, İran'ın doğrudan bir saldırı yerine vekil güçler aracılığıyla hareket etme eğiliminde olduğu hatırlatılıyor. Ancak her iki taraf da savaşın eşiğinde olmadıklarını vurgulasa da, Hürmüz Boğazı'ndaki bu tür olayların kontrol edilemez bir çatışmaya dönüşme riski bulunuyor.