ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik üç ayrı suçlamada bulunarak, Tahran yönetiminin ABD ara seçimleri öncesinde petrol fiyatlarını yükseltmek için her yolu denediğini, ülkedeki protestoları sert biçimde bastırdığını ve nükleer silah programını gizlice sürdürdüğünü öne sürdü. Trump, bu açıklamaları Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında yaptı ve İran'a yönelik yeni yaptırımların sinyalini verdi.
Petrol fiyatları üzerinden seçim stratejisi
Trump, İran'ın küresel petrol piyasalarını manipüle ederek ABD'deki akaryakıt fiyatlarını artırmaya çalıştığını iddia etti. "İran rejimi, ara seçimler öncesinde Amerikan halkını ekonomik olarak zor durumda bırakmak için petrol fiyatlarını yükseltmeye çalışıyor. Bunu biliyoruz ve buna izin vermeyeceğiz" dedi. Trump, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle petrol arzını artırma konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
Enerji uzmanları, İran'ın petrol üretiminin son aylarda arttığını ve Tahran'ın yaptırımlara rağmen ham petrol ihracatını sürdürdüğünü belirtiyor. Ancak uzmanlar, küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın yalnızca İran kaynaklı olmadığını, arz-talep dengesizlikleri ve jeopolitik risklerin de etkili olduğunu vurguluyor.
Protestolar ve insan hakları ihlalleri
Trump, İran'da son haftalarda patlak veren protestolara da değindi. "İran halkı özgürlük istiyor, ancak rejim göstericilere karşı şiddet kullanıyor. Bu zulmü kınıyoruz" ifadelerini kullandı. İran'da ekonomik sıkıntılar ve siyasi baskılar nedeniyle birçok şehirde gösteriler düzenlenmiş, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olmuştu.
Uluslararası insan hakları örgütleri, İran yönetimini protestoları bastırmak için orantısız güç kullanmakla suçluyor. Trump yönetimi, İranlı yetkililere yönelik yaptırımları genişletme ve insan hakları ihlallerini belgeleyen raporları kamuoyuyla paylaşma hazırlığında.
Nükleer program endişesi
Trump'ın üçüncü suçlaması ise İran'ın nükleer programına ilişkin oldu. Başkan, "İran nükleer silah peşinde koşuyor. Bunu durdurmak için elimizden geleni yapacağız" dedi. Trump, 2018'de ABD'yi İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekmiş ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. Son dönemde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırdığına dair raporlar, Batı başkentlerinde endişe yaratıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin kısıtlandığını ve zenginleştirilmiş uranyum stokunun arttığını bildirmişti. İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor.
Arka plan ve olası yaptırımlar
Trump'ın açıklamaları, ABD-İran ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgasının habercisi olarak yorumlanıyor. Beyaz Saray yetkilileri, İran'a yönelik yeni yaptırımların önümüzdeki günlerde açıklanabileceğini belirtiyor. Yaptırımların İran'ın petrol ihracatını, bankacılık sektörünü ve nükleer programla bağlantılı kurumları hedef alması bekleniyor.
İran tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Tahran yönetiminin geçmişte benzer suçlamaları reddettiği ve ABD'yi iç işlerine karışmakla suçladığı biliniyor. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD'nin yaptırımlarının halkı olumsuz etkilediğini ve ülkenin nükleer haklarından vazgeçmeyeceğini söylemişti.
Uzmanlar, Trump'ın açıklamalarının ara seçimler öncesinde iç politikaya yönelik bir mesaj olduğunu değerlendiriyor. ABD'de kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçiler, ekonomik göstergeler ve dış politika üzerinden kampanya yürütüyor. Ancak İran'a yönelik sert söylem, küresel petrol piyasalarında dalgalanmaya yol açabilir ve bu da akaryakıt fiyatları üzerinden seçmen davranışını etkileyebilir.
Öte yandan, Avrupa ülkeleri İran ile diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor. Nükleer anlaşmanın canlandırılması için yürütülen görüşmeler ise uzun süredir tıkanmış durumda. Trump'ın son açıklamaları, bu süreci daha da zorlaştırabilir.