ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı, Washington yönetiminde şok etkisi yarattı. Anlaşma, İran'ın füze teknolojisini ve nükleer statüsünü korumasına olanak tanırken, 300 milyar dolarlık fon akışı ve yaptırımların kaldırılması gibi devasa ekonomik kazanımlar sağladı. Amerikan kamuoyu ise rejim değişikliği hedefiyle başlayan sürecin bu noktaya gelmesini tepkiyle karşıladı. Anlaşma, Trump'ın İran politikasının tamamen çöküşü olarak değerlendiriliyor.
Anlaşmanın ayrıntıları
Mutabakat zaptı, iki ülke arasında uzun süredir devam eden müzakerelerin ardından Salı günü imzalandı. Anlaşma metnine göre, İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmayı kabul ederken, füze programını sürdürme hakkını elde etti. Ayrıca, nükleer tesislerinin denetlenmesine izin veren İran, karşılığında ABD ve Avrupa Birliği'nin uyguladığı ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını sağladı. Uzmanlar, anlaşmayla İran'ın yaklaşık 300 milyar dolarlık dondurulmuş varlığına erişim kazanacağını belirtiyor.
Washington'da deprem etkisi
Anlaşmanın duyulmasıyla Washington'da siyasi kriz baş gösterdi. Cumhuriyetçi Parti kanadı, anlaşmayı “tarihin en kötü diplomatik yenilgisi” olarak nitelendirirken, Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Eski ulusal güvenlik danışmanları, anlaşmayı “rejim değişikliği politikasının iflası” olarak yorumladı. Demokrat Parti ise anlaşmayı destekleyen bir açıklama yaparak, “diplomasinin kazandığını” savundu. Ancak kamuoyu araştırmaları, Amerikan halkının %70'inin anlaşmaya karşı olduğunu gösteriyor.
İran cephesi zafer ilan etti
Tahran'da anlaşma büyük sevinçle karşılandı. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, “Tarihi bir zafer kazandık. Milletimizin hakları teslim edildi” dedi. Anlaşmayla İran'ın bölgesel nüfuzunu artırması ve ekonomik toparlanma sürecine girmesi bekleniyor. Petrol ihracatındaki kısıtlamaların kalkmasıyla İran'ın günlük 2 milyon varil üretime ulaşacağı öngörülüyor.
Bölgesel yansımalar
Anlaşma, Orta Doğu'da yeni bir dengenin habercisi olarak yorumlanıyor. Suudi Arabistan ve İsrail anlaşmayı sert dille eleştirirken, Türkiye ve Katar memnuniyetlerini dile getirdi. Uzmanlar, anlaşmanın Yemen ve Suriye'deki çatışmalara da etki edebileceğini, İran'ın müttefiklerinin elini güçlendireceğini belirtiyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığının azaltılması da anlaşmanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Mutabakat zaptı, ABD'nin İran politikasında bir dönüm noktası oluşturuyor. Trump'ın “maksimum baskı” stratejisi tamamen terk edilirken, anlaşma sürecinin başarısı, tarafların taahhütlerine ne ölçüde uyacağına bağlı. Ancak şimdilik, İran kazançlı çıkan taraf olarak görünüyor.