ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik yeni bir tehdit savurdu. Trump, Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet tespit edilmesi durumunda bölgeyi "çok yakında" vurabileceklerini söyledi. Açıklama, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin yeniden tırmanmasına yol açtı.
Trump'ın açıklamaları ve nedenleri
Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Eğer Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir askeri müdahalenin sinyali olarak yorumlandı. Kazma Dağı, İran'ın nükleer programında kritik bir tesis olarak biliniyor; zenginleştirilmiş uranyum üretiminde kilit rol oynadığı düşünülüyor.
Trump'ın bu çıkışı, İran'ın son dönemde nükleer faaliyetlerini artırdığına dair istihbarat raporlarının ardından geldi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60'a çıkardığını doğrulamıştı. Bu oran, silah üretimi için gereken yüzde 90'a oldukça yakın.
Uluslararası tepkiler ve olası sonuçlar
Trump'ın tehdidi, uluslararası arenada endişeyle karşılandı. Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin'den açıklamalar geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, "Tek taraflı askeri müdahale bölgesel istikrarı bozar" uyarısında bulundu. Çin ise diplomatik çözüm çağrısı yaptı.
İran tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak İranlı yetkililer geçmişte benzer tehditlere karşılık, "Her türlü saldırıya misliyle karşılık veririz" demişti. İran'ın vekil güçleri aracılığıyla Orta Doğu'da misilleme yapabileceği değerlendiriliyor.
Askeri uzmanlar, Kazma Dağı'nın vurulmasının teknik zorluklarına dikkat çekiyor. Tesisin dağın derinliklerine inşa edildiği ve hava savunma sistemleriyle korunduğu belirtiliyor. ABD'nin elindeki en güçlü bunker-buster bombalarının bile bu tesisi tamamen yok edemeyebileceği ifade ediliyor.
Gerilimin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, 2018'de Trump'ın İran nükleer anlaşmasından çekilmesiyle başladı. Ardından uygulanan yaptırımlar İran ekonomisini sarstı. 2020'de İranlı general Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta öldürülmesiyle kriz zirveye çıktı. İran, 2020'de Ayn el-Esad üssüne füze saldırısı düzenleyerek misilleme yaptı.
Son aylarda İran, nükleer programını hızlandırdı ve IAEA ile işbirliğini azalttı. ABD yönetimi, İran'ın nükleer silah edinmesine asla izin vermeyeceğini yineliyor. Trump'ın son açıklaması, seçim öncesi sert duruş sergileme stratejisinin bir parçası olarak da görülebilir.
Uzmanlar, olası bir saldırının petrol fiyatlarını fırlatacağı ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor. Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaş riski, bölge ülkelerini de alarma geçirmiş durumda.
Önümüzdeki günlerde İran'dan gelecek yanıt ve ABD'nin atacağı adımlar, gerilimin seyrini belirleyecek. Diplomatik kanalların açık tutulması çağrıları artsa da, tarafların sert söylemleri çözüm umutlarını zayıflatıyor.