ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetiminin nükleer müzakerelerde anlaşmaya varmayı "çok istediğini" savundu. Trump, ABD ve İsrail'in ortak askeri operasyonunda hayatını kaybeden İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen devlet töreni kapsamında Tahran yönetimine "bir hafta izin verdiğini" söyledi.
Trump'ın açıklamaları
Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Trump, "İranlılar anlaşmak için can atıyor. Ancak Hamaney'in cenaze töreni nedeniyle onlara biraz nefes alma alanı tanıdık. Bir hafta içinde anlaşmaya varmazlarsa, daha önce görülmemiş yaptırımlar devreye girecek" ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerde "önemli ilerleme" kaydedildiğini ancak son adımın atılamadığını belirtti.
ABD-İsrail operasyonu ve Hamaney'in ölümü
Geçtiğimiz hafta ABD ve İsrail'in ortaklaşa düzenlediği bir hava saldırısında, İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney hayatını kaybetmişti. Saldırı, uluslararası toplumda büyük yankı uyandırırken, İran yönetimi üç günlük ulusal yas ilan etmişti. Hamaney'in cenaze töreni, Tahran'da milyonlarca kişinin katılımıyla gerçekleşti. Trump'ın "bir hafta izin" ifadesi, bu törenin tamamlanmasına ve İran'ın yeni dini lider seçimine kadar geçecek süreye işaret ediyor.
İran'dan henüz resmi yanıt yok
Tahran yönetiminden Trump'ın açıklamalarına henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü daha önce yaptığı açıklamada, "ABD'nin tehdit dilinin müzakerelere zarar verdiğini" belirtmişti. Uzmanlar, Trump'ın bu çıkışının müzakerelerdeki sonuç alınamama durumuna karşı bir baskı aracı olarak kullanıldığını yorumluyor.
Uluslararası tepkiler ve bağlam
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin, ABD'nin İran'a yönelik tek taraflı yaptırımlarını eleştiriyor. Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, operasyonu savunarak "İran'ın nükleer tehdidine karşı kararlı duruşu sürdüreceklerini" ifade etti.
Trump'ın bir haftalık süre tanıması, daha önce İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının yumuşatıldığı anlamına gelmiyor. Zira ABD Başkanı, İran'ın anlaşma şartlarını kabul etmemesi halinde "ekonomik yıkım" vaat ediyor. İran ise nükleer faaliyetlerini durdurmak karşılığında tüm yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. İki taraf arasındaki bu temel görüş ayrılığı, müzakerelerin kaderini belirleyecek gibi görünüyor.
Hamaney'in ölümü sonrası İran'da dini lider seçimi süreci de yakından takip ediliyor. Yeni liderin, nükleer müzakerelerde daha esnek veya daha katı bir pozisyon benimsemesi, bölgesel dengeleri etkileyebilir. Trump'ın verdiği bir haftalık süre, bu belirsizlik ortamında İran'ın elini zorlayacak bir hamle olarak değerlendirilebilir.
Bağımsız değerlendirme: Trump'ın bu çıkışı, seçim döneminde dış politikada sert söylemlerle oy toplama stratejisinin bir parçası olarak okunabilir. Ancak İran'ın Hamaney sonrası dönemdeki kaotik ortamı, müzakereleri daha da karmaşık hale getirecek gibi. Bir haftalık süre, tarafların gerçekten anlaşmak isteyip istemediğini görmek için kısa ama kritik bir dönemeç.