ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde sona yaklaşıldığını belirterek anlaşmanın yarın imzalanacağını açıkladı. Trump, anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılacağını söyledi. Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Trump, 'Uzun ve zorlu müzakerelerin ardından İran'la tarihi bir anlaşmaya vardık. Yarın resmi imza töreniyle bu anlaşmayı taçlandıracağız. Bu, sadece ABD ve İran için değil, tüm bölge ve dünya için barış ve istikrar getirecek' dedi.
Anlaşmanın detayları
Trump'ın açıklamasına göre anlaşma, İran'ın nükleer programının sivil amaçlarla sınırlandırılmasını, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin belirli bir seviyede durdurulmasını ve uluslararası denetimlere izin verilmesini içeriyor. Buna karşılık ABD, İran'a yönelik ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını taahhüt ediyor. Anlaşmanın en dikkat çekici maddelerinden biri de Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması. Boğaz, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu olarak biliniyor. Trump, 'Hürmüz Boğazı bundan sonra tamamen açık olacak. Hiçbir ülke bu boğazı kapatma tehdidinde bulunamayacak. Bu, küresel enerji güvenliği için dev bir adım' ifadelerini kullandı.
Tepkiler ve gelecek
Anlaşma, uluslararası kamuoyunda karışık tepkilere yol açtı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri temkinli bir iyimserlikle yaklaşırken, İsrail anlaşmayı 'tarihi bir hata' olarak nitelendirdi. Avrupa Birliği ise anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve 'diplomasinin zaferi' olarak değerlendirdi. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, yaptığı yazılı açıklamada anlaşmanın 'İran'ın meşru haklarını garanti altına aldığını' belirtti. Zarif, 'Bu anlaşma, İran'ın nükleer enerji alanındaki barışçıl faaliyetlerine devam etmesine izin verirken, uluslararası toplumun endişelerini de giderecektir' dedi. Anlaşmanın imzalanmasının ardından petrol fiyatlarında düşüş beklenirken, ABD Dışişleri Bakanlığı, anlaşma metninin tüm ayrıntılarıyla yayınlanacağını duyurdu.
Anlaşma, daha önce 2015'te imzalanan ve ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak ayrıldığı nükleer anlaşmanın yerini alıyor. O dönemde ABD'nin çekilmesiyle İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yükseltmiş ve yaptırımlar nedeniyle ekonomik zorluklar yaşamıştı. Yeni anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı, özellikle ABD'de başkanlık seçimlerinin ardından değişebilecek politikalarla bağlantılı olarak soru işareti yaratıyor. Ancak Trump yönetimi, anlaşmanın 'her yönüyle bağlayıcı olduğunu' ve geri dönüşü olmadığını vurguluyor.