ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın kendileriyle bir anlaşma yapmayı 'çok istediğini' belirterek, Tahran yönetiminin taahhütlerine sadık kalıp kalmayacağı konusunda şüpheleri olduğunu söyledi. Trump, 'Kısa süre önce aradılar. Anlaşmayı o kadar çok istiyorlar ki. Sadece buna değer olup olmadıklarını bilmiyorum. Yapılacak bir anlaşmaya sadık kalacaklarından emin değilim. Sorun da bu' dedi.
ABD'nin İran politikasında yeni bir sayfa mı?
Trump'ın bu açıklaması, ABD'nin İran'a yönelik son askeri operasyonlarının ardından geldi. Pentagon kaynakları, geçtiğimiz günlerde İran'ın askeri hedeflerine yönelik bir saldırı düzenlendiğini doğrulamıştı. Saldırının ayrıntıları henüz netlik kazanmazken, Trump'ın sözleri Tahran'ın diplomatik bir çıkış arayışında olduğunu gösteriyor.
İran'dan ilk tepki
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Trump'ın 'anlaşma için can atıyoruz' iddiasını yalanlayarak, 'Biz hiçbir zaman müzakere masasından kaçmadık, ancak dayatma ve tehdit altında müzakere etmeyiz' ifadelerini kullandı. Sözcü ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılması konusunda samimi olmadığını savundu.
Uzmanlar, Trump'ın bu açıklamasını, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde dış politikada bir zafer kazanma isteği olarak yorumluyor. Eski bir ABD'li diplomat, 'Trump, İran'la bir anlaşmayı seçim vaadi olarak kullanmak istiyor. Ancak İran'ın güvenilirliği konusundaki şüpheleri, anlaşmanın önündeki en büyük engel' dedi.
Ortadoğu'da dengeler değişiyor
Trump'ın bu sözleri, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda uluslararası toplumun endişelerini yeniden gündeme getirdi. İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleri, ABD'nin İran'la anlaşma yapmasına sıcak bakmıyor. İsrail Başbakanı, 'İran'la yapılacak her anlaşma, onların nükleer silah elde etmesine izin vermemeli' uyarısında bulundu.
Tahran yönetimi ise, nükleer programının barışçıl olduğunu ve müzakere masasına oturmaya hazır olduklarını ancak ön koşulsuz bir diyalog istediklerini belirtiyor. İran Cumhurbaşkanı, 'ABD önce yaptırımları kaldırsın, sonra konuşuruz' açıklamasını yapmıştı.
Bu gelişmeler ışığında, ABD-İran ilişkileri yeni bir kırılma noktasına doğru ilerliyor. Trump'ın 'güven sorunu' vurgusu, iki ülke arasındaki derin güvensizliğin bir yansıması. Geçmişte İran'la yapılan anlaşmaların akıbeti (2015 Nükleer Anlaşma'nın ABD tarafından tek taraflı feshi gibi) göz önüne alındığında, Trump'ın endişeleri anlaşılır olsa da, bu durum Tahran'ın elini güçlendiriyor. İran'ın anlaşma talebi, ABD'nin askeri baskısı altında bir jest mi yoksa gerçek bir diplomatik dönüş mü, önümüzdeki günlerde netleşecek.