ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’dan ayrılışı sırasında gerçekleştirilen olağanüstü güvenlik operasyonu, bugün ortaya çıkan görüntülerle tüm dünyada yankı uyandırdı. Görüntülerde, İran kaynaklı suikast tehdidi nedeniyle önce kameraların önünde eski Air Force One’a binen Trump’ın, daha sonra Esenboğa Havalimanı’nda bir catering (ikram) kamyonuna geçirilerek gizlice başka bir uçağa transfer edildiği anlar yer aldı. Bu olağanüstü güvenlik protokolü, başkanlık tarihinde ender görülen önlemlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Suikast Tehdidi ve Ani Plan Değişikliği
Edinilen bilgilere göre, Trump’ın Türkiye ziyareti sırasında İranlı ajanların suikast girişiminde bulunacağı istihbaratı alınması üzerine, ABD Gizli Servisi ve Türk güvenlik birimleri ortak bir operasyon planı hazırladı. Ziyaretin son gününde, Trump’ın uçağına binişi sırasında bir açıklama yapması ve basının karşısına çıkması gerekiyordu. Bu yüzden, önce kamuoyuna yansıyan görüntülerde Trump’ın normal şekilde eski Air Force One’a bindiği görüldü. Ancak uçağa binişin hemen ardından, arka kapıdan sessizce indirilerek havalimanındaki bir catering aracına bindirildi. Araç, güvenli bir koridor üzerinden yaklaşık 200 metre ilerideki başka bir uçağa yanaştı. Trump, bu uçağa alınarak hızla Türkiye’den ayrıldı. Eski Air Force One ise hem görüntü vermek hem de olası bir saldırıda hedef olması için boş olarak havalandı.
Catering Aracı Operasyonu Nasıl İşledi?
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, catering aracı operasyonu birkaç aşamalı olarak planlandı. Öncelikle, havalimanındaki ikram şirketinin araçlarından biri, güvenlik güçleri tarafından geçici olarak kullanıma alındı. Aracın normal rotası ve zamanlaması değiştirilerek, uçakların arasında hareket etmesi sağlandı. Araç, dışarıdan bakıldığında sıradan bir ikram aracı gibi görünse de içi zırhla kaplanmış ve acil durum ekipmanlarıyla donatılmıştı. Trump, araca binerken ve inerken tamamen gizlilik esas alındı; etraftaki güvenlik personeli bile bu değişikliği bilmiyordu. Özel harekat timleri, aracın etrafında çember oluşturarak herhangi bir görüntü alınmasını engelledi. Bu sayede, başkanın nerede olduğu bilgisi son ana kadar sadece çok küçük bir ekibin elinde kaldı.
Türk ve ABD Güvenlik Güçlerinin Koordinasyonu
Bu tür bir operasyonun başarıyla yürütülmesi, iki ülkenin istihbarat ve güvenlik birimleri arasındaki koordinasyonun ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Türk polisi, jandarma ve havalimanı güvenliği, ABD Gizli Servisi ile birlikte çalışarak hem saha hem de istihbarat paylaşımında bulundu. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından, Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, iki ülkenin güvenlik iş birliğinin aralıksız sürdüğü ve bu tür tehditlere karşı ortak önlemler alındığı belirtildi. ABD tarafından yapılan resmi açıklamada ise Başkan Trump’ın güvenliği için gösterilen olağanüstü çabaya rağmen, operasyonun ayrıntılarının gizlilik nedeniyle paylaşılamayacağı ifade edildi. Ancak görüntüler, bazı uluslararası medya kuruluşlarında geniş yer buldu ve sosyal medyada saatler içinde milyonlarca kez izlendi.
Benzer Operasyonlar ve Güvenlik Protokolleri
ABD tarihinde, başkanların güvenliği için benzer gizli transfer yöntemlerine başvurulduğu biliniyor. Özellikle savaş bölgelerine veya yüksek riskli ülkelere yapılan ziyaretlerde, “sahte geçit” taktiği sıkça kullanılıyor. Bazı kaynaklar, eski ABD Başkanı George W. Bush’un Irak ziyaretinde de benzer bir yöntemle görünüşte bir fast-food zincirinde yemek yerken, aslında başka bir yerde olduğunun gizlendiğini aktarıyor. Ancak bu operasyonun en dikkat çekici yanı, bir catering aracının kullanılmış olması. Bu durum, hem Türk hem de ABD güvenlik birimlerinin yaratıcılığını ön plana çıkarırken, suikasta karşı ne kadar ciddi önlemler alındığını da gözler önüne seriyor. Trump’ın önceki yıllarda da benzer tehditlerle karşı karşıya kaldığı ve bu tür önlemlerin artık standart hale geldiği belirtiliyor.
Görüntülerin Ortaya Çıkması ve Tartışmalar
Operasyonun görüntülerinin nasıl sızdırıldığı halen gizemini koruyor. Güvenlik çevreleri, görüntülerin havalimanındaki sabit güvenlik kameralarından veya bir çalışan tarafından çekilmiş olabileceğini değerlendiriyor. Görüntülerin ilk olarak sosyal medyada paylaşılması, bazı kesimler tarafından “güvenlik zafiyeti” olarak yorumlandı. Ancak uzmanlar, bu tür bir operasyonda planlanan tüm adımların başarıyla uygulandığını ve ortaya çıkan görüntülerin operasyon değil, sonrasındaki güvenlik açığının bir göstergesi olabileceğini belirtiyor. ABD Gizli Servisi, konuyla ilgili resmi bir soruşturma başlattı. Türkiye tarafı da havalimanı çalışanlarına yönelik güvenlik ve gizlilik eğitimlerini artırma kararı aldı. Bu olay, devlet başkanlarının ziyaretlerinde uygulanan güvenlik protokollerinin ne kadar komplike olabileceğini ve istihbarat tehditlerinin ne kadar ciddi boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gösterdi.