Fransa'nın ev sahipliğinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'nde ABD Başkanı Donald Trump'ın Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi ile bir araya gelmesi bekleniyor. Zirve kapsamında gerçekleşmesi planlanan görüşmelerde, İran ile ABD arasındaki nükleer anlaşma krizi ve Orta Doğu'daki güvenlik dengeleri ele alınacak.
Görüşmenin arka planı
ABD ile İran arasında yeniden başlayan diplomatik temaslar, taraflar arasında olası bir anlaşma ihtimalini gündeme taşımıştı. Ancak İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması ve ABD'nin yaptırımları sıkılaştırması süreci belirsizleştiriyor. Trump yönetimi, İran'ın bölgesel faaliyetlerini kısıtlayan kapsamlı bir anlaşma için Körfez ülkelerinin desteğini almayı hedefliyor. Katar, BAE ve Mısır'ın bölgedeki nüfuzu ve İran ile ilişkileri, olası bir anlaşmanın şekillenmesinde kilit rol oynuyor.
Zirve öncesi temaslar
G7 Zirvesi öncesinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Körfez ülkelerini ziyaret ederek görüşmelere zemin hazırlamıştı. Pompeo, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde yaptığı açıklamalarda, İran'a karşı ortak bir tutum geliştirilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Katar ise son dönemde ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmelere ev sahipliği yapmasıyla öne çıkıyor. Mısır'ın da İran'ın bölgesel politikalarına mesafeli duruşu, Trump'ın Mısır lideri Sisi ile yapacağı görüşmeyi anlamlı kılıyor.
Beklentiler ve olası sonuçlar
Trump'ın G7 Zirvesi'nde yapacağı ikili görüşmeler, ABD'nin İran politikasında yeni bir safhaya geçildiğinin işareti olabilir. Analistler, Körfez ülkelerinin İran'la olası bir anlaşmaya ikna edilmesi halinde, ABD'nin yaptırımları kademeli olarak kaldırabileceğini ve İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandırabileceğini belirtiyor. Ancak bölgedeki güven sorunu ve İran'ın balistik füze programı, anlaşmanın önündeki en büyük engeller olarak duruyor. G7 liderlerinin de katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda, Orta Doğu'daki krizlere yönelik ortak bir yol haritası çizilmesi hedefleniyor.
Trump'ın G7 Zirvesi'ndeki bu girişimi, ABD'nin İran konusunda müttefiklerini yanına alma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle Avrupalı müttefiklerin İran nükleer anlaşmasına bağlılığı ve Körfez ülkelerinin endişeleri arasında denge kurmaya çalışan Trump yönetimi, bölgesel istikrarın sağlanması için kapsamlı bir diplomatik hamle yapıyor. Görüşmelerden çıkacak sonuçlar, ABD-İran ilişkilerinin geleceği kadar Orta Doğu'nun güvenlik mimarisini de derinden etkileyecek.
Bağımsız değerlendirmeler, Trump'ın bu görüşmeleri bir zafer olarak sunmaya çalışsa da, İran'ın taviz vermeye yanaşmaması halinde tansiyonun tekrar yükselebileceğine işaret ediyor. Körfez ülkelerinin İran'la doğrudan bir çatışma istememesi, Trump'ın elini zayıflatan bir faktör olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak, G7 Zirvesi'ndeki bu temaslar, ABD'nin Orta Doğu politikasında yeni bir dönemin habercisi olabilir ancak başarı için İran'ın da masada olması gerekiyor.