ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde yayımlanan Reuters/Ipsos anketi, Başkan Donald Trump'a yönelik kamuoyu desteğinin iki başkanlık döneminin en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koydu. Ankete göre, artan akaryakıt fiyatları ve ekonomik politikalara yönelik memnuniyetsizlik, Trump'ın onay oranını tarihi bir dibe çekti. Bu durum, Cumhuriyetçi Parti içinde seçim alarmına yol açtı.
Onay Oranı Rekor Düşüşte
Reuters/Ipsos tarafından yapılan son anket, Başkan Trump'ın görev onayının yüzde 36'ya gerilediğini gösteriyor. Bu, Trump'ın 2017'de göreve başlamasından bu yana en düşük seviye. Anket, 1.000'den fazla yetişkinle gerçekleştirildi ve hata payı artı eksi 3 puan. Katılımcıların yüzde 58'i Trump'ın performansını onaylamadığını belirtirken, yüzde 6'sı kararsız olduğunu ifade etti. Özellikle bağımsız seçmenler arasında onay oranı yüzde 30'un altına düştü.
Uzmanlar, bu düşüşün arkasında ekonomik endişelerin yattığını vurguluyor. Ankete katılanların yüzde 65'i ülkenin ekonomik durumunu 'kötü' olarak değerlendirirken, yüzde 70'i akaryakıt fiyatlarındaki artıştan şikayetçi. Trump yönetiminin ekonomi politikaları, özellikle vergi indirimleri ve ticaret savaşları, orta sınıf üzerinde olumsuz etki yarattığı gerekçesiyle eleştiriliyor.
Cumhuriyetçiler İçin Seçim Alarmı
Kongre ara seçimlerine haftalar kala, Cumhuriyetçi Parti içinde endişe büyüyor. Parti stratejistleri, Trump'ın düşen popülaritesinin sandıkta kayıplara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi çoğunluğun tehlikeye girebileceği konuşuluyor. Bazı Cumhuriyetçi adaylar, Trump'ın kampanyalarına katılmaktan kaçınırken, parti içinde 'Trump'sız bir strateji' arayışı başladı.
Ancak Trump, düşen anketlere rağmen tabanını korumaya devam ediyor. Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 80'i hala Trump'ı destekliyor. Bu durum, partinin içten içe bölünmesine neden oluyor. Bazıları Trump'ın politikalarının sadık bir tabanı konsolide ettiğini savunurken, diğerleri genel seçmen nezdinde kaybedilen desteğin partiyi zora soktuğunu dile getiriyor.
Demokratlar ise bu durumu fırsat bilerek ekonomi ve sağlık politikalarına odaklanmış durumda. Anket sonuçları, Demokrat adayların özellikle banliyölerde ve genç seçmenler arasında avantaj sağladığını gösteriyor. Seçim uzmanları, ara seçimlerin Trump için bir referandum niteliği taşıyacağını ve sonuçların 2020 başkanlık seçimleri için sinyal olacağını belirtiyor.
Ekonomik Göstergeler ve Kamuoyu
ABD'de akaryakıt fiyatları son bir yılda yüzde 20 arttı. Benzin fiyatlarındaki artış, özellikle dar gelirli ailelerin bütçesini zorluyor. Trump yönetimi, Suudi Arabistan ve diğer petrol üreticilerine baskı yaparak fiyatları düşürmeye çalışsa da henüz somut bir sonuç alınamadı. Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın seçmen davranışını doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Ayrıca, Trump'ın Çin ile başlattığı ticaret savaşı, çiftçiler ve imalatçılar üzerinde olumsuz etkiler yarattı. Tarım kesimine yapılan sübvansiyonlar ise beklenen rahatlamayı sağlamadı. Ankete katılanların yüzde 60'ı ticaret savaşının ABD ekonomisine zarar verdiğini düşünüyor.
Diğer yandan, işsizlik oranı son 50 yılın en düşük seviyesinde (yüzde 3,7) olsa da, ücret artışları enflasyonun gerisinde kaldı. Bu durum, ekonomik iyileşmenin halka yansımadığı algısını güçlendiriyor.
Bağlam ve Olası Sonuçlar
Tarihsel olarak, başkanların onay oranları ara seçimlerde partileri için belirleyici olmuştur. 2010'da Obama'nın onay oranı yüzde 45 iken, Demokratlar Temsilciler Meclisi'nde 63 sandalye kaybetmişti. Şimdi benzer bir senaryo Cumhuriyetçiler için endişe kaynağı.
Ancak Trump, anketleri sık sık 'sahte' olarak nitelendiriyor ve destekçilerine gerçek nabzın mitinglerde olduğunu söylüyor. Yine de parti içindeki bazı isimler, seçim yenilgisinin Trump'ın 2020 adaylığını da riske atabileceğini konuşuyor.
Reuters/Ipsos anketi, 12-16 Ekim tarihleri arasında yapıldı ve ABD genelinde 1.008 yetişkinle görüşüldü. Anketin güven aralığı yüzde 95 ve hata payı artı eksi 3,5 puan.
Sonuç olarak, Trump'ın tarihi dip seviyedeki onay oranı, Cumhuriyetçiler için 3 Kasım'da zorlu bir sınavın habercisi. Ekonomik memnuniyetsizlik ve akaryakıt fiyatları, seçmenin sandıkta vereceği kararda belirleyici olabilir. Bu durum, sadece Kongre'nin kontrolünü değil, aynı zamanda Trump'ın siyasi geleceğini de etkileyebilir.