ABD Başkanı Donald Trump, Kanadalı uçak üreticisi Bombardier'e yönelik sert bir ültimatom verdi. Trump, şirketin üretim tesislerini ABD'ye taşımaması halinde Bombardier uçaklarının ABD pazarında satışının engelleneceğini açıkladı. Bu hamle, iki NATO müttefiki arasındaki ticaret gerilimini yeni bir boyuta taşıyor.
Trump'ın Açıklamaları ve Gerekçesi
Trump, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bombardier ya üretimini Amerika Birleşik Devletleri'ne taşır ya da uçaklarını burada satamaz. Adil olmayan ticaret uygulamalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, özellikle Bombardier'in C-Serisi uçaklarının Boeing 737 MAX ile rekabet etmesini ve Kanada hükümetinin sağladığı sübvansiyonları hedef aldı.
Trump yönetimi, Bombardier'in Quebec merkezli üretim tesislerinde aldığı devlet desteklerinin ABD'li üreticiler aleyhine haksız rekabet yarattığını savunuyor. Geçtiğimiz yıl ABD Ticaret Bakanlığı, Bombardier'e yaklaşık %300 oranında antidamping vergisi getirmeyi önermişti. Bu öneri, ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu tarafından henüz nihai olarak onaylanmadı.
Bombardier'in Tepkisi ve Olası Sonuçlar
Bombardier yönetimi, Trump'ın açıklamalarının ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Şirketimiz uluslararası ticaret kurallarına uygun hareket etmektedir. ABD pazarındaki varlığımız binlerce Amerikalı işçiye istihdam sağlamaktadır" dedi. Şirket, ABD'de Alabama ve Kansas'ta üretim tesislerine sahip ve bu tesislerde yaklaşık 4.000 kişi çalışıyor.
Kanada hükümeti ise konuya sessiz kalmadı. Başbakan Justin Trudeau, "Kanadalı işçileri ve şirketlerini korumak için elimizdeki tüm araçları kullanacağız" diyerek karşı önlem sinyali verdi. Kanada'nın, ABD'ye yönelik ticaret misillemesi kapsamında Boeing uçaklarına veya diğer ABD ürünlerine ek gümrük vergileri getirebileceği konuşuluyor.
Uzmanlar, Trump'ın bu hamlesinin sadece Bombardier'i değil, tüm Kanada havacılık sektörünü olumsuz etkileyebileceği görüşünde. Kanada, dünyanın en büyük üçüncü havacılık üreticisi konumunda ve sektör, ülke GSYİH'sinin yaklaşık %2'sini oluşturuyor. Bombardier'in ABD pazarındaki payı ise son yıllarda artış gösteriyordu.
ABD-Kanada Ticaret İlişkilerinde Yeni Dönem
Trump'ın açıklamaları, NAFTA'nın yeniden müzakere edildiği bir dönemde geldi. ABD, Meksika ve Kanada arasında devam eden görüşmelerde otomotiv ve havacılık sektörleri kilit konumda bulunuyor. Trump, sık sık Kanada'nın ABD'ye karşı ticarette "sert davrandığını" ve bunun sona ermesi gerektiğini dile getiriyor.
Öte yandan, Boeing'in Bombardier'e karşı açtığı dava da süreci etkiliyor. Boeing, Bombardier'in C-Serisi uçaklarını "dampingli fiyatlarla" sattığını iddia ediyor. Bombardier ise bu iddiaları reddediyor ve uçakların fiyatlarının piyasa koşullarına uygun olduğunu savunuyor.
ABD'nin olası bir yasak kararı, Bombardier'in finansal durumunu daha da zorlaştırabilir. Şirket, son yıllarda artan maliyetler ve rekabet nedeniyle zor günler geçiriyor. Bombardier, 2020 yılında C-Serisi programını Airbus'a devretmişti. Ancak Trump'ın açıklamaları, bu ortaklığı da riske atabilir.
Uzman Görüşleri ve Piyasa Etkisi
Uluslararası ticaret avukatı Sarah Thompson, "Trump'ın tehdidi, Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olabilir. Ancak ABD, ulusal güvenlik gerekçesiyle bu tür adımlar atabiliyor" değerlendirmesinde bulundu. Thompson, Kanada'nın da benzer şekilde karşılık verme hakkı olduğunu hatırlattı.
Piyasalar, Trump'ın açıklamalarına temkinli tepki verdi. Bombardier hisseleri Toronto borsasında %3 değer kaybederken, Boeing hisseleri New York borsasında hafif yükseliş gösterdi. Kanadalı analistler, belirsizliğin sektör genelinde yatırım kararlarını geciktirebileceğini belirtiyor.
Trump'ın açıklamalarının ardından Kanada Dışişleri Bakanlığı, ABD'li mevkidaşı ile görüşerek endişelerini iletti. İki ülke arasında önümüzdeki günlerde üst düzey ticaret görüşmelerinin yapılması bekleniyor. Ancak Trump'ın tutumunu sürdürmesi halinde, ticaret savaşının havacılık sektörüne sıçraması kaçınılmaz görünüyor.
Bağımsız Değerlendirme: Trump'ın Bombardier'e yönelik ültimatomu, ABD'nin "Amerika Birinci" politikasının bir yansıması olarak okunmalı. Ancak bu tür tek taraflı adımlar, uzun vadede küresel tedarik zincirlerini ve müttefiklik ilişkilerini zedeleyebilir. Kanada'nın vereceği karşılık, ticaret savaşının yönünü belirleyecek. Havacılık sektörü gibi yüksek katma değerli bir alanda yaşanan bu gerilim, diğer sektörlere de sıçrayabilir. Diplomatik kanalların devreye girmesi ve karşılıklı tavizler, olası bir ticaret savaşını önlemenin anahtarı olacak.