Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, Ankara Beştepe'de kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası yapılan açıklamalarda, Trump'ın "Zamanı geldi" ifadeleriyle Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağı mesajı vermesi, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık iki saat süren baş başa ve heyetler arası görüşmelerde, savunma iş birliği, bölgesel güvenlik ve ticari ilişkiler ele alındı.
Yaptırımların Kaldırılması Süreci
ABD Başkanı Trump, ortak basın toplantısında, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarının artık sürdürülebilir olmadığını belirtti. "Türkiye, NATO'nun önemli bir müttefikidir. Yaptırımların kalkması zamanı gelmiştir" diyen Trump, önümüzdeki günlerde Kongre'ye bu yönde bir bildirim yapılacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Adım atıldığında ilişkilerimiz yeni bir ivme kazanacaktır" dedi.
Savunma ve Ticaret İş Birliği
Görüşmede savunma sanayii alanında iş birliğinin artırılması da gündeme geldi. Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü ve yeni nesil savaş uçakları konusunda ortak çalışmalar masaya yatırıldı. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda atılacak adımlar değerlendirildi. Enerji, teknoloji ve tarım alanlarında yeni mutabakatların hazırlanması kararlaştırıldı.
Bölgesel Konular
Liderler, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeleri de ele aldı. Suriye'nin kuzeyinde terörle mücadele konusunda ortak irade sergilenirken, Libya'da siyasi çözüm sürecine destek vurgulandı. Doğu Akdeniz'de ise diyalog ve iş birliğinin önemi üzerinde duruldu. Trump, Türkiye'nin bölgesel barışa katkılarından övgüyle söz etti.
Gelecek Perspektifi
Trump'ın CAATSA konusundaki bu açık sinyali, iki ülke arasında yıllardır süren gerilimin sona ermesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Yaptırımların resmen kalkması halinde, Türkiye-ABD ilişkileri yeni bir döneme girebilir. Ancak, Kongre süreci ve olası siyasi engeller, sürecin takip edilmesi gereken yönlerini oluşturuyor. Uzmanlar, bu gelişmenin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı güçlendireceğini, ancak NATO içi dayanışma ve bölgesel dinamiklerin de dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.