ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'da devam eden NATO Zirvesi'nin ikinci gününde düzenlediği genel basın toplantısında küresel güvenlik ve ittifakın geleceğine dair kritik mesajlar verdi. Trump, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen zirvede, NATO'nun savunma harcamaları, terörle mücadele ve transatlantik ilişkiler gibi başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.
Askeri harcamalar ve yük paylaşımı vurgusu
Trump, konuşmasında NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırması gerektiğini yineleyerek, "ABD olarak ittifaka en büyük katkıyı sağlıyoruz. Diğer üyelerin de üzerlerine düşeni yapması şart" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 2'si hedefine ulaşmayan ülkeleri eleştirirken, Türkiye'nin bu konuda kaydettiği ilerlemeyi takdirle karşıladığını belirtti.
Terörle mücadele ve Suriye meselesi
Basın toplantısında Suriye'deki durum da gündeme geldi. Trump, ABD'nin terör örgütleriyle mücadelede kararlı olduğunu vurgularken, Türkiye'nin güvenlik endişelerini anladığını ifade etti. "Türkiye, NATO'nun güney kanadında kritik bir ülke. Terörle mücadelede iş birliğimiz sürecek" dedi. Öte yandan, ABD'nin Suriye'den çekilme takvimine ilişkin soruya net bir yanıt vermekten kaçındı.
Toplantıda, Rusya ile ilişkiler ve S-400 hava savunma sistemi konusu da dolaylı olarak gündeme geldi. Trump, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasının ABD ile ilişkilerde yarattığı gerilime değinerek, "Bu konuda çözüm bulunması gerekiyor. NATO standartlarına uyum önemli" yorumunu yaptı.
İttifakın geleceği ve ortak tehditler
ABD Başkanı, NATO'nun 70. yılına yaklaşırken ittifakın karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekti. Terörizm, siber saldırılar ve hibrit savaş yöntemlerinin ortak mücadele gerektirdiğini söyleyen Trump, "NATO, değişen tehditlere uyum sağlamalı. Birlikte hareket ettiğimiz sürece güçlüyüz" dedi. Konuşmasının sonunda, ev sahibi Türkiye'ye teşekkür eden Trump, zirvenin başarılı geçtiğini belirtti.
Uzmanlar, Trump'ın açıklamalarının NATO'nun geleceği açısından belirleyici olabileceğini yorumluyor. Özellikle savunma harcamaları ve ittifak içi dayanışma konularındaki mesajların, önümüzdeki dönemde transatlantik ilişkilerin seyrini etkilemesi bekleniyor. Ankara'daki zirve, müttefikler arasındaki mevcut fikir ayrılıklarının aşılması için bir fırsat olarak değerlendiriliyor.