ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin NATO'ya en fazla bütçe ayıran üye olduğunu belirterek, ittifak içindeki mali yük paylaşımı konusundaki eleştirilerini yineledi. Trump, Brüksel'de düzenlenen NATO zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, "ABD, NATO'nun finansmanında açık ara lider. Diğer müttefiklerin üzerlerine düşeni yapmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. Başkan, özellikle Almanya ve diğer Avrupalı ortakların gayrisafi yurtiçi hasılalarının yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmediğini vurguladı.
NATO bütçesinde ABD'nin payı
NATO verilerine göre ABD, ittifakın toplam askeri harcamalarının yaklaşık yüzde 70'ini karşılıyor. 2023 yılında ABD savunma bütçesi 886 milyar doları aşarken, bu rakam diğer tüm NATO üyelerinin toplam harcamalarından daha yüksek. Trump, bu durumun adaletsiz olduğunu savunarak, "Amerikan vergi mükellefleri Avrupa'nın güvenliği için orantısız bir bedel ödüyor" dedi. NATO'nun ortak fonlarına yapılan dolaysız katkılarda da ABD lider durumda. İttifakın sivil ve askeri bütçelerine ABD yüzde 16 civarında pay verirken, Almanya yüzde 14, Fransa yüzde 10, İngiltere ise yüzde 9 oranında katkı sağlıyor.
Yük paylaşımı tartışmaları
NATO üyeleri 2014'teki Galler Zirvesi'nde, savunma harcamalarını GSYH'lerinin yüzde 2'sine çıkarma sözü vermişti. Ancak bugün itibarıyla yalnızca 11 üye bu hedefe ulaşabildi. ABD'nin savunma harcamalarının GSYH'ye oranı yüzde 3,4 ile en yüksek seviyede. Trump, bu taahhüdün yerine getirilmemesini "NATO'nun geleceği için varoluşsal bir tehdit" olarak nitelendirdi. Uzmanlar, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltma tehditlerinin, ittifak içinde ciddi gerginliklere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa'nın yanıtı ve yeni adımlar
Avrupalı liderler, yük paylaşımı eleştirilerine karşılık olarak savunma harcamalarını artırma sözü verdi. Almanya, 2024 yılı için GSYH'nin yüzde 2'sine ulaşmayı hedeflerken, Fransa ve İtalya da benzer planlar açıkladı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, müttefiklerin 2023'te toplam 380 milyar dolar savunma harcaması yaptığını, bunun 2014'e göre reel olarak yüzde 20 artış anlamına geldiğini belirtti. Ancak Trump, bu artışları yetersiz bularak, "ABD'nin omuzladığı yük hafiflemedikçe tutumumuz değişmeyecek" dedi.
Trump'ın NATO politikasının geleceği
Analistler, Trump'ın bu söyleminin hem iç politikada hem de uluslararası alanda yankı uyandırdığını vurguluyor. ABD'nin NATO'ya yönelik tutumu, ittifakın caydırıcılık kapasitesi ve transatlantik ilişkilerin geleceği açısından kritik önem taşıyor. Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde, NATO'dan çekilme veya koşullu üyelik gibi radikal adımlar atabileceği yönündeki senaryolar tartışılıyor. Öte yandan, ABD ve Avrupa arasındaki bu gerilim, Rusya'nın Ukrayna savaşındaki tutumu karşısında ittifakın birliğini test ediyor. Bağımsız değerlendirmeler, yük paylaşımı konusunun NATO'nun uzun vadeli uyum kabiliyeti için bir turnusol kağıdı olduğunu gösteriyor.