ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham için düzenlenen bir telekonferansta yaptığı konuşmada, ABD'nin İran'a karşı iki hafta içinde 'tam bir zafer' ilan edeceğini öne sürdü. Trump'ın bu açıklaması, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine yönelik ABD'nin baskı politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Telekonferansta seçmenlere hitap eden Trump, İran yönetimine karşı uygulanan yaptırımların etkili olduğunu ve bu sürecin kısa sürede sonuçlanacağını iddia etti.
Trump'ın İran Politikasındaki Yeni Hedefler
Trump, konuşmasında İran'ın 'müzakere masasına oturmaya zorlanacağını' ve ABD'nin kararlı duruşu sayesinde bölgede istikrarın sağlanacağını söyledi. Başkan, daha önce uygulamaya koyduğu 'azami baskı' stratejisinin İran ekonomisini çökerttiğini ve rejimi çaresiz bıraktığını savundu. 'İran'ın nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceğiz. Onları diplomasiye zorlayacağız ve iki hafta içinde tam bir zafer ilan edeceğiz' ifadelerini kullanan Trump, İran'ın petrol ihracatını sıfırlama hedefini yineledi.
Graham ve Cumhuriyetçi Seçmenlere Mesajlar
Senatör Lindsey Graham'ın güney Karolina'daki seçmenlerine yönelik telekonferans, Trump'ın savaş alanı eyaletlerde desteğini artırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Trump, Graham'ı 'İran konusunda en güçlü müttefiklerinden biri' olarak nitelendirirken, toplantıda seçmenlerin sorularını yanıtladı. Trump'ın İran'a yönelik zafer iddiası, ABD'nin Ortadoğu'da askeri bir harekât başlatacağı spekülasyonlarını yeniden alevlendirdi. Ancak Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
İran'ın nükleer anlaşmaya dönme konusunda isteksiz olduğu bir dönemde, Trump'ın bu sözleri ABD-İran gerilimini daha da tırmandırabilir. Uzmanlar, 'tam zafer' ifadesinin askeri bir operasyonu değil, diplomatik ve ekonomik baskının sonucunda İran'ın boyun eğmesini hedeflediğini belirtiyor. Ancak Trump yönetiminin İran konusunda daha önceki iyimser tahminleri gerçekleşmemişti.
Son olarak, Trump'ın bu açıklamasının 2024 seçimlerine yönelik bir seçim vaadi mi yoksa gerçekçi bir politika hedefi mi olduğu tartışılıyor. İran'ın bölgedeki vekil güçleri ve nükleer faaliyetleri devam ederken, 'zafer' ilanının pratikte ne anlama geleceği belirsizliğini koruyor.