ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Türkiye'yi de kapsayan 60 ülkeye yönelik ek gümrük vergileri, Amerikan siyasi tarihinde nadir görülen bir hukuki mücadeleye sahne oluyor. Trump yönetiminin ulusal güvenlik gerekçesiyle ithalata getirdiği yeni tarifelere karşı bugün federal mahkemede dava açıldı. Davacılar tarifelerin uygulanma biçimini 'keyfi ve gerekçesiz' olarak tanımlarken, ABD Ticaret Bakanlığı'nın raporlarının tartışmalı olduğu vurgulandı.
Davanın gerekçesi ve tarafları
Washington DC Bölge Mahkemesi'ne sunulan 87 sayfalık dilekçede, Trump yönetiminin 'ticaret dengesizliği' ve 'ulusal güvenlik' iddiasıyla genişleyen tarifelerinin yasal dayanağının olmadığı savunuluyor. Davayı açan sivil toplum kuruluşu 'Adil Ticaret İçin Küresel İttifak' (GFFT), tarifelerin yalnızca ABD ekonomisine değil, gelişmekte olan ülkelerin ihracat potansiyeline de kalıcı zarar verdiğini belirtiyor. Özellikle çelik, alüminyum ve otomotiv sektörlerini hedef alan yeni vergilerin, tedarik zincirlerinde bozulmaya yol açtığı ifade ediliyor.
Türkiye'yi de ilgilendiren kapsam
Tarifelerden etkilenen ülkeler arasında Türkiye, Çin, Almanya ve Japonya gibi büyük ihracatçılar bulunuyor. Türkiye'den yapılan çelik ihracatına getirilen yüzde 25 ek vergi, özellikle Ostim ve İstanbul Sanayi Odası'nın harekete geçmesine neden olmuştu. Davacı kuruluş, bu tarifelerin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğunu ve ABD'nin uzun vadeli itibarını zedeleyeceğini savunuyor.
Davada ayrıca Trump'ın 2018'den bu yana sürekli değişen tarife politikalarının Amerikan şirketleri için öngörülemez bir iş ortamı yarattığına dikkat çekiliyor. Özellikle otomotiv yan sanayisinde faaliyet gösteren küçük işletmeler, artan maliyetler karşısında iflas riskiyle karşı karşıya olduklarını dile getiriyor.
Bu dava, aynı zamanda ABD kongresinin ticaret yetkilerini devretmesine yönelik anayasal bir tartışmayı da alevlendirdi. Hukuk uzmanları, mahkemenin idari işlemlerin 'keyfilik' denetimini yaparken, ulusal güvenlik kavramının sınırlarını çizeceğini belirtiyor.
Bağımsız değerlendirmeler, bu davanın sonucunun Trump döneminde en çok başvurulan 1962 Ticaret Genişletme Yasası'nın 232. maddesinin geleceğini belirleyeceğini öngörüyor. Eğer mahkeme tarifeleri iptal ederse, küresel ticarette yeni bir dönemin kapıları aralanabilir. Ancak yargı sürecinin aylarca sürmesi beklenirken, ABD Ticaret Bakanlığı'nın raporları gizli tutması mahkemenin kararını etkileyebilir.