Maddi hasarlı trafik kazalarına karışan sürücüler, bazı sigorta şirketlerinin olay yerindeyken WhatsApp üzerinden birbirlerine konum göndermelerini talep ettiğini bildiriyor. Ancak uzmanlara göre bu uygulama yasal bir zorunluluk içermiyor ve sürücülerin mağduriyetine yol açabiliyor. Trafik sigortası poliçelerinde ve Karayolları Trafik Kanunu'nda böyle bir gereklilik bulunmuyor.
Sigorta şirketlerinin talebi neye dayanıyor?
Son dönemde artan sahte kaza ihbarlarını engellemek amacıyla bazı sigorta şirketleri, hasar tespit süreçlerini hızlandırmak için kazaya karışan sürücülerden anlık konum paylaşımı istiyor. Bu talebin, kazanın gerçekten meydana geldiği yeri doğrulamak ve eksperlerin işini kolaylaştırmak için yapıldığı belirtiliyor. Ancak sürücüler, bu durumun kişisel verilerinin işlenmesi anlamına geldiğini ve rızaları olmadan yapılamayacağını ifade ediyor.
Hukuki açıdan bağlayıcılığı yok
Trafik hukuku uzmanları, mevcut mevzuatta konum paylaşımının zorunlu kılınmadığını vurguluyor. Karayolları Trafik Kanunu'nun 81. maddesi, kaza sonrası tarafların gerekli bilgileri alışverişinde bulunmasını ve kaza tespit tutanağı düzenlemesini öngörüyor; ancak konum paylaşımı gibi bir zorunluluk içermiyor. Sigorta şirketlerinin talebi, sözleşme serbestisi kapsamında poliçelere eklenmediği sürece bağlayıcı değildir. Bu nedenle sürücüler, yasal bir zorunluluk olmadığını bilerek talepleri reddedebilirler.
Sürücüler ne yapmalı?
Kaza anında öncelikle sakin olunmalı, tarafların bilgileri (isim, plaka, sigorta poliçesi) not edilmeli ve mümkünse kaza yeri fotoğraflanmalıdır. Eğer sigorta şirketi konum paylaşımı isterse, bunun zorunlu olmadığı hatırlatılabilir ve alternatif olarak tutanakta imza karşılığı bilgi verilebilir. Sigorta şirketinin ısrarcı olması durumunda, tüketici hakem heyetine başvurulabilir veya Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na şikayette bulunulabilir.
Kişisel verilerin korunması boyutu
Konum paylaşımı, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında özel nitelikli veri olarak değerlendirilmektedir. Sürücülerin açık rızası alınmadan bu verilerin işlenmesi hukuka aykırıdır. Sigorta şirketlerinin meşru menfaat iddiası olsa bile, bu durum her zaman rıza şartını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle sürücülerin, talebi yazılı olarak belgelemeleri ve rıza vermediklerini açıkça ifade etmeleri önemlidir.
Uygulama nasıl başladı?
Bu uygulamanın ilk olarak büyükşehirlerde, özellikle İstanbul ve Ankara'da yoğunlaştığı gözlemleniyor. Sigorta şirketleri, WhatsApp üzerinden anlık konum talep ederek eksperin olay yerine gelmeden önce hasar dosyasını ön değerlendirmeye almayı hedefliyor. Ancak bu durum, sürücüler arasında güven sorununa yol açıyor ve bazı kazalarda tartışmalara neden oluyor.
Yetkililerden açıklama
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) yetkilileri, konuyla ilgili resmi bir genelge bulunmadığını, ancak sektörün dijitalleşme sürecinde bu tür uygulamaların artabileceğini belirtiyor. Türkiye Sigorta Birliği ise konum paylaşımının zorunlu olmadığını ancak hasar sürecini hızlandıracağı için tavsiye edildiğini açıkladı. Yine de sürücülerin mağdur olmaması için yasal haklarını bilmesi gerekiyor.
Değerlendirme
Trafik kazalarında konum paylaşımı uygulaması, teknolojinin getirdiği kolaylıkların yanında hukuki boşlukları da beraberinde getiriyor. Sigorta şirketlerinin sahteciliğin önüne geçme amacı anlaşılabilir olsa da, bu talebin yasal dayanağı olmadan uygulanması, sürücülerin kişisel verilerinin korunması ilkesiyle çelişiyor. Yetkililerin bu konuda net bir düzenleme yapması, hem sürücülerin hem de sigorta şirketlerinin haklarını koruyacak ve mağduriyetlerin önüne geçecektir.