Bodrum 2. Sulh Ceza Hakimliği, trafik cezalarını önemli ölçüde artıran yeni kanunun bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. Başvuruda, 180 bin liralık idari para cezası ile 60 gün trafikten men cezasının anayasaya aykırı olduğu ileri sürüldü. İlk inceleme 25 Haziran Perşembe günü yapılacak.
İptal isteminin gerekçesi
Hakimlik, başvuru dilekçesinde söz konusu cezaların Anayasa'nın 13., 35. ve 38. maddelerine aykırı olduğunu savundu. Özellikle 180 bin lira gibi yüksek bir para cezasının ölçülülük ilkesini ihlal ettiği, 60 gün trafikten men cezasının ise mülkiyet hakkını sınırladığı ifade edildi. Başvuruda, cezaların caydırıcılık amacını aştığı ve orantısız olduğu vurgulandı.
Yeni kanunun getirdiği değişiklikler
Geçtiğimiz aylarda TBMM'de kabul edilen ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan yeni Trafik Kanunu, birçok cezayı katlayarak artırmıştı. Örneğin, kırmızı ışık ihlali, hız sınırını aşma, emniyet kemeri takmama gibi ihlallerin cezaları yüzde 100'ün üzerinde artırılmıştı. En dikkat çeken düzenleme ise alkollü araç kullanma ve kazaya karışma durumunda uygulanan 180 bin liralık idari para cezası ile 60 gün trafikten men cezası oldu. Kanun, trafik güvenliğini artırmak amacıyla hazırlandığı belirtilmişti.
Ancak muhalefet partileri ve bazı hukukçular, cezaların fahiş olduğunu, vatandaşların ödeme gücünü aştığını ve hak ihlallerine yol açabileceğini dile getirmişti. Bodrum 2. Sulh Ceza Hakimliği de bir davada karşılaştığı bu hükümleri, somut norm denetimi yoluyla AYM'ye taşıdı.
AYM'nin bu başvuruyu önümüzdeki hafta ele alması bekleniyor. Başvurunun kabul edilmesi halinde, söz konusu maddeler hakkında yürürlüğü durdurma kararı da çıkabilir. Aksi takdirde, yeni cezalar uygulanmaya devam edecek.
Bağlam ve değerlendirme
Trafik cezalarındaki bu tarihi artış, kamuoyunda tartışma yaratırken, hukuki sürecin AYM'ye taşınması beklenen bir gelişmeydi. Anayasa Mahkemesi'nin kararı, sadece bu somut hükümleri değil, aynı zamanda idari para cezalarının genel sınırları ve ölçülülük ilkesi açısından da emsal teşkil edecek. AYM'nin daha önce benzer konularda verdiği kararlar, kanun koyucunun takdir yetkisini sınırlayıcı yönde olmuştu. Bu başvuru, trafik güvenliği ile birey hakları arasındaki dengenin yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir.