Trabzon'un Arsin ilçesinde 33 yaşındaki Gülşah Oktay, eski eşi Aydın Yediparmak tarafından 7 kurşunla vurularak öldürüldü. Cinayetle ilgili yeni detaylar, olaydan yalnızca 14 gün önce Yediparmak'ın intihar girişiminde bulunduğunu ve hayatının yine eski eşi Oktay'ın sağlık ekiplerine haber vermesiyle kurtarıldığını ortaya koydu. Bu çarpıcı bağlantı, kadın cinayetlerinde koruma mekanizmalarının yetersizliğini bir kez daha gündeme getirdi.
Olayın anatomisi: 14 gün önce kurtardı, 14 gün sonra öldürdü
Edinilen bilgilere göre Gülşah Oktay, bir süre önce boşandığı Aydın Yediparmak ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle defalarca şikayetçi oldu. Ancak asıl sarsıcı gerçek, cinayetten iki hafta önce yaşandı. Yediparmak, ilaç içerek intihara kalkıştı. Durumu fark eden Gülşah Oktay, hemen sağlık ekiplerine haber verdi ve eski eşinin hayatını kurtardı. Hastanede tedavi altına alınan Yediparmak taburcu olduktan sonra Oktay'a yönelik tehditlerini sürdürdü. Nihayetinde 7 kurşunla eski eşini katletti.
Şikayetler ve koruma talepleri sonuçsuz kaldı
Gülşah Oktay'ın ailesi ve yakın çevresi, genç kadının uzun süredir psikolojik şiddet ve ölüm tehditleri altında yaşadığını belirtiyor. Oktay'ın zaman zaman polise başvurduğu, uzaklaştırma kararı talep ettiği öğrenildi. Ancak mevcut koruma tedbirlerinin yetersiz kaldığı, failin rahatlıkla kurbanına ulaşabildiği vurgulanıyor. Olay, Türkiye'de kadın cinayetlerinin önlenmesi için alınan tedbirlerin etkinliğini tartışmaya açtı.
Arsin ilçesinde yaşanan cinayet sonrası jandarma ekipleri hızla harekete geçti. Aydın Yediparmak, olay yerinde veya kısa süre sonra yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında failin ifadesine başvurulacak. Olayın ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı.
Kadın cinayetlerinde acı tesadüf: kurtaran eller mi öldüren eller mi?
Gülşah Oktay'ın ölümü, son yıllarda artan kadın cinayetlerinin bir yenisi olarak kayıtlara geçti. Ancak bu vakayı diğerlerinden ayıran en önemli ayrıntı, kurbanın failin hayatını kurtarmış olması. Bu durum, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin döngüsel doğasını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, intihar girişiminde bulunan bireylerin aynı zamanda çevresindekilere zarar verme riski taşıyabileceğine dikkat çekiyor. Nitekim Yediparmak'ın intihar girişimi, aslında bir öfke ve kontrol kaybı işareti olarak yorumlanabilir.
Türkiye'de 2023 yılında en az 300 kadın cinayete kurban gitti. Bu sayı, resmi olmayan verilere göre daha da yüksek. Kadın dernekleri, İstanbul Sözleşmesi'nin etkin uygulanması ve 6284 sayılı Kanun'un güçlendirilmesi çağrılarını yineliyor. Gülşah Oktay'ın ölümü, bu çağrıların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Toplumsal tepki ve hukuki süreç
Cinayet haberi kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kullanıcılar, "Gülşah Oktay için adalet" etiketiyle paylaşımlarda bulunarak failin en ağır cezayı almasını talep etti. Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu, davanın takipçisi olacaklarını açıkladı. Ayrıca olayın, kadına yönelik şiddetle mücadelede yeni bir dönüm noktası olması gerektiği vurgulanıyor.
Gülşah Oktay'ın cenazesi, ailesi tarafından memleketi Trabzon'da toprağa verildi. Sevenleri, genç kadının hayatını kaybetmeden önce defalarca yardım çağrısında bulunduğunu ancak yeterli koruma sağlanamadığını belirtiyor. Bu trajik olay, bir yandan bireysel bir trajediyi diğer yandan sistemik bir çözümsüzlüğü simgeliyor. Kadın cinayetlerini önlemek için sadece yasal düzenlemeler değil, aynı zamanda toplumsal zihniyet dönüşümü ve etkili koruma mekanizmaları şart.