CHP ve CHP’liler hakkında verdiği ifadelerle kamuoyunda “seyyar iftiracı” olarak bilinen Tolgahan Erdoğan, bu kez gazeteci Şule Aydın’ı hedef aldı. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Aydın hakkında sert ifadeler kullanarak adeta hedef gösterdi. Söz konusu paylaşım kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından görüldü ve büyük tepki topladı. Gazetecilik meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, Erdoğan’ın bu tutumunu kınarken, ifade özgürlüğü ve basın güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi.
Erdoğan’ın paylaşımı ve içeriği
Tolgahan Erdoğan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Şule Aydın’ı “CHP’nin sözcülüğünü yapan bir gazeteci” olarak nitelendirdi ve Aydın’ın yazılarını hedef alan ifadeler kullandı. Erdoğan’ın “Bu isim de kim?” şeklinde başlayan ve ardından Aydın’ın mesleki kimliğini sorgulayan sözleri, özellikle gazeteciler arasında infial yarattı. Paylaşımda ayrıca Aydın’ın daha önce yaptığı bir yayına atıfta bulunuldu ve “Bu tür yayınlara izin verilmemeli” imasında bulunuldu.
Sosyal medyada hızla yayılan paylaşım, birçok kullanıcı tarafından “hedef gösterme” olarak yorumlandı. CHP’li siyasetçiler ve bazı gazeteciler, Erdoğan’ı kınayan açıklamalar yaparken, hukukçular da bu tür paylaşımların suç teşkil edebileceğini belirtti. Erdoğan ise henüz konuya ilişkin herhangi bir geri adım atmadı veya açıklama yapmadı.
Kimdir bu ‘seyyar iftiracı’?
Tolgahan Erdoğan, daha önce CHP’li bazı isimler hakkında yaptığı iddialarla gündeme gelmişti. Erdoğan, 2019 yılında bir televizyon programında CHP’nin bazı üyelerinin FETÖ ile bağlantılı olduğunu öne sürmüş, ancak bu iddialarını kanıtlayamamıştı. O dönemde “seyyar iftiracı” olarak anılmaya başlayan Erdoğan, birçok kez benzer suçlamalarda bulunmuş ve mahkemelik olmuştu. Erdoğan’ın bu paylaşımı ise ilk kez bir gazeteciyi doğrudan hedef alması nedeniyle daha farklı bir boyut kazandı.
Gazetecilerden tepki yağdı
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve birçok basın meslek örgütü, yaptığı açıklamalarda Erdoğan’ı kınadı. TGS, “Gazetecileri hedef göstermek, ifade özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne yapılan en büyük saldırılardan biridir. Bu tür girişimlerin hukuki takibi yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Şule Aydın’ın çalıştığı medya kuruluşu da konuyla ilgili hukuki süreç başlatacağını duyurdu.
Sosyal medyada ise #ŞuleAydınYalnızDeğildir etiketi kısa sürede trend topic oldu. Binlerce kullanıcı, dayanışma mesajları paylaşarak Aydın’a destek oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Gazetecileri hedef alan bu zihniyeti lanetliyorum. Demokrasi, basın özgürlüğü olmadan asla tam anlamıyla var olamaz” dedi.
Hukuki boyut ve bağlam
Uzmanlara göre, Erdoğan’ın paylaşımı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında hakaret suçu oluşturabileceği gibi, 267. maddesi kapsamında da “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçuna girebilir. Ayrıca, paylaşımın hedef gösterme amacı taşıması durumunda, 5237 sayılı TCK’nın 214. maddesi (suç işlemeye tahrik) da gündeme gelebilir. Geçmişte benzer paylaşımlar yapan kişiler hakkında soruşturma başlatıldığı ve bazılarının yargılandığı hatırlatılıyor.
Öte yandan, bu tür olayların sık sık yaşanması, Türkiye’de basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü alanındaki hassasiyeti bir kez daha gündeme taşıyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin sıralaması da düşünüldüğünde, bu tür hedef gösterici paylaşımların gazetecilik mesleği üzerinde caydırıcı etki yaratmasından endişe ediliyor. Bağımsız değerlendirmelere göre, ‘seyyar iftiracı’ olarak anılan kişilerin cezasızlık algısıyla benzer eylemleri tekrarlaması, hukuki yaptırımların caydırıcılığını sorgulatıyor. Toplumun tüm kesimlerinin bu tür paylaşımlara karşı ortak bir duruş sergilemesi, demokratik hukuk devletinin korunması açısından önem arz ediyor.