Türkiye'de elektrikli otomobil kullanımı hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Son bir yılda elektrikli araç sayısı yüzde 78 oranında artarken, bu yükselişte yerli otomobil TOGG'un etkisi büyük. Trafikteki elektrikli araç oranı her geçen gün yükselirken, şarj altyapısındaki gelişmeler de dönüşümü hızlandırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla ülke genelinde kayıtlı elektrikli araç sayısı 150 bini aşmış durumda.
TOGG etkisi
Yerli otomobil TOGG'un 2023'te piyasaya sürülmesi, elektrikli araçlara olan ilgiyi katladı. TOGG satışa sunulduğu ilk aydan itibaren yoğun talep gördü ve şu ana kadar 20 binden fazla sipariş alındı. TOGG sahipleri, aracın performansı ve şarj süreleri konusunda genel olarak memnun. Şirket, yıl sonuna kadar 30 bin araç teslim etmeyi hedefliyor. TOGG'un yanı sıra Tesla, BMW, Mercedes gibi markaların modelleri de tercih edilmeye devam ediyor. Elektrikli araç pazarında en çok satılan modeller arasında Tesla Model 3 ve Y, TOGG T10X, Renault Zoe ve Volkswagen ID.4 bulunuyor.
Şarj altyapısı gelişiyor
Elektrikli araç kullanımının artmasında şarj istasyonlarının yaygınlaşması da önemli rol oynuyor. Türkiye genelinde şu anda 8 bin 500'ün üzerinde şarj noktası bulunuyor. Geçen yıla göre yüzde 40 artış gösteren şarj altyapısı, özellikle otoyollar ve şehir merkezlerinde yoğunlaşıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun teşvikleriyle önümüzdeki iki yıl içinde şarj noktası sayısının 20 bini bulması bekleniyor. Hızlı şarj üniteleri sayesinde araçların 30 dakikada yüzde 80 şarj olması mümkün hale geliyor. Enerji Bakanlığı, şarj istasyonlarının tüm ilçelere yayılması için çalışmalarını sürdürüyor.
Türkiye'nin hedefleri
Türkiye, 2030 yılına kadar elektrikli araçların toplam araç parkındaki payını yüzde 10'a çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda hem yerli üretim hem de altyapı yatırımları teşvik ediliyor. TOGG'un yanı sıra Ford Otosan ve Tofaş gibi büyük üreticiler de elektrikli modeller geliştiriyor. Uzmanlar, elektrikli araç kullanımının artmasıyla hava kirliliği ve karbon salınımında önemli azalma bekleniyor. Ancak batarya maliyetleri ve menzil endişesi halen tüketicilerin en büyük tereddütleri arasında. Sektör temsilcileri, batarya teknolojisindeki ilerlemeler ve devlet teşvikleriyle bu sorunların aşılacağını belirtiyor.
Elektrikli otomobillere ilginin artması, sadece çevreci bir tercih değil aynı zamanda ekonomik bir dönüşümün de habercisi. Düşük bakım maliyetleri ve yakıt tasarrufu, kullanıcıların elektrikli araçlara yönelmesinde önemli etkenler. Öte yandan, ikinci el elektrikli araç pazarı da canlanmış durumda. Türkiye, elektrikli mobilite konusunda Doğu Avrupa ve Orta Doğu'da öncü ülkelerden biri olma yolunda ilerliyor. Bu hızlı yükseliş, teknoloji ve enerji politikalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.