Sakarya'nın Karadeniz'e kıyısı bulunan ilçelerinde fındık hasadı tamamlanırken, üreticilerin gözü Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) çevrildi. Serbest piyasada fındık fiyatlarındaki dalgalanma, çiftçinin yüzünü güldürmedi. 2026 yılı için TMO'nun açıklayacağı alım fiyatı, bölgedeki binlerce üreticinin beklentisini karşılayacak düzeyde olup olmayacağı merak konusu. Üreticiler, maliyetlerin artmasıyla birlikte fiyatın en az 2025 seviyesinin üzerinde olmasını talep ediyor. TMO'nun fiyat açıklaması için gözler Ankara'ya çevrilmiş durumda.
Fındıkta Serbest Piyasa Hareketliliği
Sakarya'nın fındık üretiminde önemli bir paya sahip olan ilçeleri olan Kocaali, Karasu ve Hendek'te hasat sonrası fındık alım satımı hız kazandı. Serbest piyasada fındık fiyatları, kaliteye ve kabuk oranına göre değişkenlik gösteriyor. Şu an itibarıyla 50 randımanlı fındık için fiyatlar 120-130 TL aralığında işlem görüyor. Ancak üreticiler, bu fiyatın maliyetleri karşılamadığını savunuyor. Gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi girdi maliyetlerindeki artış, fındığın üretim maliyetini yükseltiyor. Bu durum, üreticilerin TMO'nun açıklayacağı fiyata olan umudunu artırıyor.
TMO Fiyat Açıklaması Ne Zaman Yapılacak?
TMO, geçtiğimiz yıllarda fındık alım fiyatını genellikle Ağustos ayının ortasında veya sonunda açıklıyordu. 2025 yılında da bu takvimin devam etmesi bekleniyor. Edinilen bilgilere göre TMO, 2026 ürünü fındık alım fiyatını Ağustos ayının ikinci yarısında açıklayabilir. Ancak kesin tarih henüz netlik kazanmadı. Fiyat açıklamasının yapılacağı tarihte, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon verileri ve piyasa koşulları dikkate alınacak. Siyasi kaynaklar, hükümetin üreticiyi desteklemek amacıyla fiyatı geçen yılın üzerinde tutmaya çalışacağını ancak enflasyonla mücadele politikalarının da göz önünde bulundurulacağını ifade ediyor.
Üreticinin Beklentileri ve Talepleri
Sakarya Ziraat Odası Başkanı, yaptığı açıklamada, "Üreticilerimiz, artan maliyetler karşısında zor durumda. Geçen yıl TMO fındık alım fiyatını 115 TL olarak açıklamıştı. Bu yıl en az yüzde 50 artışla 175 TL'nin altında bir fiyat üreticiyi memnun etmeyecektir" dedi. Üreticiler, ithalata yönelmeden yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, TMO'nun alım garantisi vermesi ve prim ödemelerinin zamanında yapılması da talepler arasında yer alıyor. Fındık, Karadeniz Bölgesi için sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin temel taşı. Bu nedenle açıklanacak fiyat, yalnızca üreticileri değil, bölgedeki tüm esnafı ve çalışanları da yakından ilgilendiriyor.
Fındıkta Arz Talep Dengesi ve İhracat
Dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini karşılayan Türkiye, ihracatta da söz sahibi. Ancak son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak üretimde dalgalanmalar yaşanıyor. Kuraklık ve dolu gibi doğal afetler verimi olumsuz etkiliyor. Bu yıl Sakarya'da beklenen rekolte, geçen yıla göre yüzde 10-15 azaldı. Bu durum, fiyatların yükselmesi için bir neden olabilir. Ancak TMO'nun piyasayı dengeleyici bir rol üstlenmesi ve aşırı fiyat artışlarının önüne geçmesi de bekleniyor. İhracatçılar ise fiyatın uluslararası piyasalarda rekabetçi olmasını istiyor. Bu denge, 2026 fiyatının belirlenmesinde kritik önem taşıyor.
Hükümetin Tarım Politikaları ve TMO'nun Rolü
TMO, tarımsal ürünlerde üreticiyi koruma ve piyasayı düzenleme amacıyla alım garantisi sağlıyor. Fındıkta uygulanan alım politikaları, üreticinin mağduriyetini gidermeyi hedefliyor. Ancak bazı çevreler, TMO'nun fiyat açıklamalarının geç kalması ve alımların yetersiz olması nedeniyle eleştiriyor. Siyasi partilerin, özellikle de muhalefetin, fındık fiyatlarını sık sık gündeme getirmesi, konunun siyasallaşmasına neden oluyor. Bu yılki açıklama, yerel seçimlerin ardından yapılacak olması nedeniyle daha da önem kazanıyor. Hükümetin, üreticinin oyunu almak için fiyatı yüksek tutması bekleniyor.
Sonuç ve Değerlendirme
TMO'nun 2026 yılı fındık alım fiyatı, sadece üreticilerin değil, tüm Türkiye'nin merakla beklediği bir gelişme. Geçen yıl açıklanan 115 TL'lik fiyat, üreticiyi tatmin etmemişti. Bu yıl, enflasyonun etkisiyle fiyatın 170-180 TL aralığında açıklanması halinde üretici bir nebze nefes alabilecek. Ancak fiyatın düşük kalması durumunda, üreticilerin fındıktan soğuması ve üretimden vazgeçmesi gibi riskler ortaya çıkabilir. Bu nedenle hükümetin, sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman üreticinin yanında olduğunu göstermesi gerekiyor. TMO'nun açıklayacağı fiyat, tarım politikalarının ve üreticiye verilen değerin bir göstergesi olacak. Umuyoruz ki açıklanacak fiyat, üreticilerin emeğinin karşılığını bulacağı ve bölge ekonomisine can suyu olacak bir düzeyde olur.