Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 3 Haziran 2025 tarihinde başlattığı hububat alım kampanyasında 1 milyon ton alım sınırını sadece 21 günde geçmeyi başardı. Kurumdan yapılan açıklamaya göre bu süre, TMO tarihindeki en kısa süre olarak kayıtlara geçti. Rekor kırılan bu dönemde, özellikle İç Anadolu Bölgesi'ndeki yoğun hasat ve çiftçilerin yüksek ilgisi etkili oldu. TMO yetkilileri, alımların hız kesmeden devam edeceğini belirtti.
Rekor alım hızı ve nedenleri
Geçtiğimiz yıllarda benzer miktarlara ulaşmak için ortalama 30-40 gün gerekiyorken, bu yıl 21 günde 1 milyon tona ulaşılması sektörde şaşkınlık yarattı. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 'Alım noktalarımızda randevu sistemini optimize ettik ve kapasiteyi artırdık. Ayrıca buğday ve arpa rekoltesindeki artış da süreci hızlandırdı' dedi. Özellikle Konya, Ankara, Eskişehir ve Yozgat'taki alım merkezlerinde yoğunluk yaşanırken, TMO ekipleri 7/24 esasına göre çalışıyor.
Çiftçi memnuniyeti ve fiyat politikası
Hububat alım fiyatlarının sezon başında açıklandığı gibi kilogram başına 8,50 TL üzerinden yapıldığı belirtilirken, çiftçilerin ödeme sürecinden memnun olduğu gözleniyor. Konya Ziraat Odası Başkanı Mehmet Sayan, 'TMO'nun hızlı alımı bizleri rahatlattı. Özellikle ödemelerin 15 gün içinde yapılması çiftçinin nakit akışını düzenliyor' ifadelerini kullandı. Öte yandan, yaşanan rekor alım hızının depolama kapasitesi konusunda soru işaretleri yarattığı ancak TMO'nun silo ve lisanslı depo yatırımlarıyla bu sorunu aştığı öğrenildi.
Gelecek hedef ve strateji
TMO, 2025 yılı hedefi olan 2,5 milyon ton hububat alımına emin adımlarla ilerliyor. Önümüzdeki haftalarda hasadın devam etmesiyle birlikte alımların daha da hızlanması bekleniyor. Ayrıca kurum, bu yıl ilk kez uyguladığı dijital takip sistemi ile alım sürecini şeffaflaştırdı. Sistem sayesinde çiftçiler, ürünlerinin hangi aşamada olduğunu anlık olarak görebiliyor.
TMO'nun bu başarısı, yalnızca alım hızı rekoru değil, aynı zamanda Türk tarım sektörünün organizasyon kabiliyetinin ve çiftçilerin üretkenliğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Sektör temsilcileri, bu ivmenin sürdürülmesi durumunda ülkenin hububat ithalatındaki dışa bağımlılığının azalabileceğini ifade ediyor. Bununla birlikte, iklim değişikliği ve girdi maliyetlerindeki artışın uzun vadede risk oluşturduğu da unutulmamalıdır. TMO'nun bu başarısı, kısa vadeli bir atılım mı yoksa sürdürülebilir bir politikanın başlangıcı mı, zaman gösterecek.