Fon soruşturmasının ardından yatırımcıların mevduat tercihlerinde Türk Lirası lehine belirgin bir değişim yaşandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) 11 Eylül-16 Ekim 2023 tarihleri arasını kapsayan verilerine göre, Türk Lirası cinsi mevduat hesapları bir ayda 7,4 milyar dolar artış gösterdi. Aynı dönemde yabancı para mevduatında ise düşüş kaydedildi. Bu gelişmeyle birlikte TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 62'ye yaklaşarak, son dönemdeki en yüksek seviyelerine ulaştı.
Fon Soruşturması Sonrası Mevduat Tercihleri Değişti
BDDK verilerine göre, 11 Eylül ile 16 Ekim arasındaki beş haftalık dönemde TL mevduat 7,4 milyar dolar artarken, yabancı para mevduatı geriledi. Bu artış, 2023 yılı içinde TL mevduatta görülen en hızlı yükselişlerden biri olarak kayıtlara geçti. Söz konusu dönem, bazı fonlara yönelik başlatılan soruşturmanın kamuoyuna yansıdığı zaman dilimiyle örtüşüyor. Uzmanlar, soruşturmanın yarattığı belirsizlik ortamının yatırımcıları daha güvenli liman olarak görülen TL mevduata yönlendirdiğini belirtiyor.
TL mevduatın toplam içindeki payındaki artış, yalnızca bir aylık bir hareketin ötesine geçmiş durumda. Yıl başından bu yana TL mevduatın payı kademeli olarak yükselirken, 16 Ekim itibarıyla yüzde 62'ye yaklaşması dikkat çekiyor. Bu oran, bir önceki yılın aynı dönemine göre önemli bir artışa işaret ediyor. Bankacılık sektörü kaynakları, TL mevduatın payındaki bu yükselişin, para politikasındaki normalleşme adımları ve faiz oranlarındaki değişimle de bağlantılı olduğunu ifade ediyor.
Yabancı Para Mevduatı Geriledi
BDDK'nın açıkladığı verilere göre, incelenen dönemde yabancı para mevduatı bir önceki döneme kıyasla azaldı. Bu düşüş, TL mevduattaki artışın bir kısmının döviz hesaplarından çözülerek TL'ye geçiş yapılmasından kaynaklandığını gösteriyor. Özellikle bireysel yatırımcıların, kur dalgalanmalarına karşı daha temkinli hareket ederek TL mevduatı tercih ettiği gözlemleniyor. Ancak yabancı para mevduatındaki azalışın sınırlı kalması, kur artış beklentisinin tümüyle ortadan kalkmadığını da ortaya koyuyor.
Bankacılık uzmanları, yabancı para mevduatındaki gerilemenin tek bir nedene bağlanamayacağını vurguluyor. Küresel piyasalardaki dalgalanmalar, yurt içi faiz oranlarındaki değişimler ve mevduat faizlerindeki rekabet, yatırımcı davranışlarını şekillendiren unsurlar arasında. Bununla birlikte, fon soruşturmasının yatırımcı güveni üzerindeki etkisi, TL'ye yönelişin en belirgin tetikleyicisi olarak öne çıkıyor.
Piyasa Oyuncuları Ne Diyor?
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan bankacılık sektörü temsilcileri, TL mevduattaki artışın kalıcı olup olmayacağının önümüzdeki dönemde netleşeceğini belirtiyor. Bir özel bankanın hazine yetkilisi, "Mevduat tarafında TL lehine bir kayma var, ancak bunun sürdürülebilirliği faiz politikası ve enflasyon beklentilerine bağlı" diyor. Yetkili, yatırımcıların kısa vadeli getiri arayışıyla hareket ettiğini, orta vadede ise portföy çeşitlendirmesinin belirleyici olacağını ekliyor.
Ekonomistler ise mevduatın kompozisyonundaki değişimin, para otoritesinin tercihleriyle de uyumlu olduğunu ifade ediyor. TL mevduatın payının artması, dolarizasyonun azalması yönünde bir sinyal olarak yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, tek bir aylık verinin trendi belirlemek için yeterli olmadığını, önümüzdeki aylarda da benzer bir eğilimin görülmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Arka Plan: Fon Soruşturması ve Piyasa Etkileri
Fon soruşturması, bazı yatırım fonlarının işlemlerine yönelik incelemelerin başlatılmasıyla gündeme geldi. Soruşturma kapsamında bazı fonların faaliyetlerine ilişkin belirsizlikler, yatırımcıların alternatif yatırım araçlarına yönelmesine yol açtı. TL mevduat, bu süreçte görece güvenli bir liman olarak öne çıktı. Bankacılık sektörü kaynakları, soruşturmanın doğrudan bir yasak getirmediğini ancak piyasa katılımcılarının temkinli davrandığını belirtiyor.
Öte yandan, 2023 yılı boyunca TL mevduat faizlerinde yaşanan artış, mevduatın cazibesini artıran bir diğer faktör oldu. Bankaların TL mevduata verdikleri faizler, enflasyon beklentileriyle birlikte yükseldi. Bu durum, yatırımcıların döviz yerine TL cinsinden getiri elde etme isteğini güçlendirdi. BDDK verileri, bu eğilimin somut bir yansıması olarak okunuyor.
Mevduatın Geleceği: Kalıcı Mı, Geçici Mi?
TL mevduattaki artışın, önümüzdeki dönemde de devam edip etmeyeceği, birçok değişkene bağlı. Para politikasının seyri, enflasyonun gidişatı, küresel piyasalardaki risk iştahı ve jeopolitik gelişmeler, yatırımcı kararlarını etkileyecek ana unsurlar arasında. Uzmanlar, TL mevduatın payındaki artışın kalıcı olması için yatırımcı güveninin tesis edilmesi ve makroekonomik istikrarın güçlenmesi gerektiğini vurguluyor.
BDDK'nın önümüzdeki aylarda açıklayacağı veriler, bu eğilimin gücünü gösterecek. Eğer TL mevduat artışı sürerse, bu durum bankacılık sektörünün fonlama yapısında da değişime işaret edebilir. Bankalar, TL mevduatı artırmak için faiz oranlarını yukarı çekebilir ve bu da kredi faizlerine yansıyabilir. Dolayısıyla, mevduat tercihlerindeki bu değişim, geniş anlamda ekonomi politikalarının etkinliği açısından da takip edilmesi gereken bir gösterge niteliğinde.
Sonuç olarak, fon soruşturmasının ardından TL mevduata yöneliş, hem yatırımcı davranışlarındaki kırılganlığı hem de para otoritesinin yönlendirmelerinin etkisini ortaya koyuyor. TL mevduatın toplam içindeki payının yüzde 62'ye yaklaşması, dolarizasyonun azalması yönünde bir adım olarak değerlendirilse de, bu eğilimin kalıcılığı, önümüzdeki dönemdeki ekonomik gelişmelere bağlı olacak.