İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) düzenlediği “Ticaretin Kalbinden” başlıklı toplantıda konuşan iş dünyası temsilcileri, ekonomik ve siyasi düzenin değişen şartlarına dikkat çekerek “Eski hâl muhal, ya yeni hâl veya izmihlâl” sözünü hatırlattı. Toplantıda, geçmişe dönmenin imkânsız olduğu, ya çağın gereklerine uygun yeni bir düzen kurulması ya da yok olma riskiyle karşı karşıya kalınacağı vurgulandı. Etkinlik, 15 Mayıs 2024’te İstanbul’da gerçekleşti ve iş dünyasının yanı sıra akademisyenler ile siyasetçilerin katılımıyla geniş yankı uyandırdı.
“Eski Hâl Muhal” Ne Anlama Geliyor?
Toplantının açılış konuşmasını yapan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Eski hâl muhal” ifadesinin altını çizerek, “Geçmişe dönmek artık mümkün değil. Pandemi sonrası dünya ekonomisi, dijitalleşme ve jeopolitik kırılmalarla birlikte tamamen farklı bir yapıya büründü. Eski alışkanlıklarla bu yeni dünyada var olmak imkânsız” dedi. Avdagiç, işletmelerin bu gerçeği kabul ederek hareket etmesi gerektiğini belirtti.
“Ya yeni hâl” kavramını açıklayan Avdagiç, “Zamanın gereklerine, çağa, ilme ve şartlara uygun yeni bir düzen kurmak zorundayız. Bu, sadece teknolojik yatırımlarla değil, aynı zamanda zihniyet dönüşümüyle de mümkün. Sentez oluşturmalıyız; geleneksel değerlerimizi koruyarak yenilikçi adımlar atmalıyız” diye konuştu.
Son olarak “izmihlâl” uyarısında bulunan Avdagiç, “Bunları yapamazsanız yok olmak kaçınılmazdır. Ticaretin kalbinden sesleniyoruz: Ya yeni hâl ya izmihlâl” ifadelerini kullandı.
Siyasi ve Ekonomik Belirsizlikler
Toplantıda konuşan ekonomi profesörü Dr. Ayşe Kılıç ise Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullara değindi. Yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve faiz politikalarındaki belirsizliklerin iş dünyasını zorladığını belirten Kılıç, “Siyasi istikrarın sağlanması ve reformların hız kesmeden devam etmesi gerekiyor. Aksi halde yatırımcı güveni azalır ve ekonomik büyüme sekteye uğrar” dedi.
Kılıç, hükümetin son dönemde açıkladığı teşvik paketlerinin olumlu olduğunu ancak uygulamada yaşanan aksaklıkların giderilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. “Eski hâl muhal” sözünün sadece işletmeler için değil, siyasi karar alıcılar için de geçerli olduğunu vurgulayan Kılıç, “Statükoyu korumaya çalışmak yerine yenilikçi politikalar geliştirmeliyiz” diye konuştu.
Toplantıya katılan siyasetçilerden İstanbul Milletvekili Mehmet Demir ise yaptığı açıklamada, “Ticaretin kalbinden gelen bu mesajı ciddiye alıyoruz. Meclis olarak gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya hazırız. Ancak iş dünyasının da üzerine düşen sorumluluklar var. Birlikte hareket ederek bu zorlu süreci aşabiliriz” dedi.
Sektör Temsilcilerinden Çözüm Önerileri
Toplantının ikinci oturumunda sektör temsilcileri çözüm önerilerini sıraladı. Teknoloji sektöründen gelen temsilciler, dijital dönüşümün hızlandırılması ve KOBİ’lerin e-ticarete adaptasyonunun desteklenmesi gerektiğini belirtti. Sanayi temsilcileri ise üretimde verimliliğin artırılması ve yeşil dönüşüm yatırımlarının teşvik edilmesi çağrısında bulundu.
- Dijitalleşme: İşletmelerin dijital altyapılarını güçlendirmesi ve e-ticaret platformlarında daha aktif olması önerildi.
- Eğitim ve nitelikli iş gücü: Mesleki eğitimin güncellenmesi ve teknoloji odaklı becerilerin kazandırılması gerektiği vurgulandı.
- Finansmana erişim: KOBİ’lerin uygun koşullarda krediye erişiminin kolaylaştırılması istendi.
- İhracat odaklı büyüme: Yeni pazarlara açılım için devlet desteklerinin artırılması talep edildi.
Toplantı sonunda bir sonuç bildirgesi yayımlanarak, iş dünyasının talepleri sıralandı. Bildirgede, “Eski hâl muhal, ya yeni hâl ya izmihlâl” ilkesi doğrultusunda hareket edilmesi gerektiği bir kez daha yinelendi.
Arka Plan: Değişen Dünya Düzeninde Türkiye Ekonomisi
Türkiye ekonomisi, son yıllarda küresel gelişmelerden derinden etkilendi. 2018’de yaşanan kur krizi, 2020’de pandemi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı ve 2023’te yaşanan deprem felaketi, ekonomik dengeleri sarstı. Yüksek enflasyon ve işsizlik, hane halkının alım gücünü düşürürken, iş dünyası da belirsizlik ortamında yatırım kararlarını erteledi.
Hükümet, 2023 sonrasında “Orta Vadeli Program” ve “Yeni Ekonomi Modeli” adımlarıyla istikrarı sağlamaya çalışıyor. Ancak uzmanlar, yapısal reformların hızlandırılması ve siyasi kutuplaşmanın azaltılması gerektiğini savunuyor. “Ticaretin Kalbinden” toplantısı, bu süreçte iş dünyasının sesini duyurması açısından önemli bir platform oldu.
Tarihsel olarak bakıldığında, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte de benzer bir “ya yeni hâl ya izmihlâl” durumu yaşanmıştı. 19. yüzyılda Tanzimat ve Islahat fermanları, eski düzenin sürdürülemez olduğunu gösteren adımlardı. Bugün de benzer bir dönüşüm ihtiyacı, ekonomik ve siyasi alanda kendini gösteriyor.
Değerlendirme: Değişim Kaçınılmaz
“Ticaretin Kalbinden” etkinliği, iş dünyasının değişim çağrısını yüksek sesle dile getirdiği bir buluşma oldu. Katılımcılar, eski alışkanlıklarla yol almanın imkânsız olduğunu, yeni bir sentez oluşturmanın zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Siyaset ve ekonomi çevrelerinden gelen mesajlar, önümüzdeki dönemde reform ve dönüşüm tartışmalarının daha da yoğunlaşacağını gösteriyor.
Ancak unutmamak gerekir ki, değişim sancılı bir süreçtir. İş dünyası, hükümet ve toplumun tüm kesimlerinin işbirliği yapması, şeffaf iletişim kurması ve kısa vadeli çıkarlar yerine uzun vadeli hedeflere odaklanması gerekiyor. Aksi halde “izmihlâl” uyarısı, sadece bir söz olarak kalmaz, somut bir tehlikeye dönüşebilir.
Sonuç olarak, “Eski hâl muhal, ya yeni hâl veya izmihlâl” sözü, bugünün dünyasında her zamankinden daha anlamlı. Türkiye’nin ticaretten siyasete, eğitimden sanata kadar her alanda bu ilkeyi rehber edinmesi, geleceğe güvenle bakmasının anahtarı olacak.